Birleşik Krallık AB’ye hayır dedi

Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılması ya da ayrılmaması için yapılan kritik referandumda halk ‘AB’ye hayır’ dedi. Sürpriz sonucun ardından, AB yanlısı İngiltere Başbakanı David Cameron istifa kararı aldı

Birleşik Krallık AB’ye hayır dedi
25 Haziran 2016 Cumartesi 11:16

Haber Merkezi
İngiltere’nin başını çektiği İskoçya ve Kuzey İrlanda’nın içinde bulunduğu Birleşik Krallık’ta önceki gün yapılan referandumda AB’den ayrılma kararı çıktı. Referandumda halkın yüzde 52’si AB’den çıkılması, yüzde 48’i de AB’de kalınması yönünde oy verdi. AB’de kalmayı savunanların referandumda kaybetmesinin ardından bu grubun önemli temsilcilerinden İngiltere Başbakanı David Cameron istifa edeceğini açıkladı. Referandum sonucunun yasal olarak İngiliz hükümeti açısından bağlayıcılığı bulunmuyor ancak İngiltere Başbakanı David Cameron’ın halkın kararını görmezden gelmemesi ve AB’den çıkış prosedürünü hızla başlatması bekleniyor. Cameron’ın kararı Lizbon Antlaşması’nın 50’nci maddesine bağlı olarak AB Konseyi’ne bildirmesi gerekiyor.
AB liderleri: Süreci beklemeyeceğiz!
Süreç bu bildirim yapıldığında başlayacak ve taraflar ayrılığı müzakere edip bir anlaşma sağlayacak. Bu anlaşma sağlandığı andan itibaren ya da bildirimden sonra en geç iki yıl içinde AB anlaşmaları İngiltere için uygulanır olmaktan çıkacak. Bu süreyi uzatma imkanı, AB ve İngiltere’nin oybirliğiyle mümkün olabilecek. AB liderleri ise bu sürenin beklenmeyeceğini, çıkış işlemlerinin bir an önce gerçekleştirileceğini vurguladı.

MERKEZLE SORUN YAŞAYANLAR ‘EVET’ DEDİ
Referandum sonuçlarına bakıldığında İskoçya (Yüzde 62’ye yüzde 38) ve Kuzey İrlanda (Yüzde 55.8’e yüzde 44.2), AB’de kalma yönünde oy verdi. “AB’de kal” kampı, başkent Londra hariç İngiltere’nin büyük bölümünde başarısız oldu. Galler’de de “AB’den ayrıl” kampı kazandı. Galler seçmeninin yüzde 52.5’i AB’den ayrılma yönünde oy verirken, yüzde 47.5’i “AB’de kalalım” dedi.
AB’de kalalım diyenler, AB’nin sağladığı ekonomik yararların AB için harcanan maliyetten daha fazla olduğunu, AB’den çıksa bile İngiltere’nin ortak pazarda kalmak için AB bütçesine katkı sağlaması gerektiğini savunuyor. Kalalım diyenler, göçmenler konusunda da daha ılımlı.
AB’den ayrılmak isteyenler ise,göçmen kontrolünün AB’den çıkarak sağlanacağına inanıyor. Ayrılalım diyenlerin dayanak noktasını, her yıl İngiltere’ye gelen 300 bin dolayında göçmenler oluşturuyor.

‘LİZBON ANLAŞMASI YÜRÜRLÜĞE GİRSİN’
İngiltere’de ana muhalefetteki İşçi Partisi’nin lideri Jeremy Corbyn, Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılma kararı almasının ardından, AB’ye üye ülkelerin birlikten çıkışını düzenleyen Lizbon Antlaşması’nın 50. maddesinin derhal yürürlüğe girmesi gerektiğini söyledi. Referandumun sonucunu ada basınına yaptığı açıklamada değerlendiren Corbyn, Britanya halkının verdiği karara saygı duyulması gerektiğini bildirdi. Jeremy Corbyn, “AB’den ayrılmamız için müzakerelerin başlatılması kapsamında Lizbon Antlaşması’nın 50. maddesinin derhal yürürlüğe girmesi gerekiyor” diye konuştu.
“Önümüzdeki günler zor geçecek” diyen Corbyn, AB ile yapılacak müzakerelerde, işlerin ve çalışma koşullarının korunması için ellerinden geleni yapacaklarını söyleyerek, sterlinin değer kaybetmesi bağlamında, Başbakan David Cameron’ın ekonomiyi dengeleyeceğini umduğunu belirtti. AB ve göçmen karşıtı görüşleriyle bilinen ve birlikten ayrılık yönünde kampanya yürüten Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisinin (UKIP) lideri Nigel Farage ise referandumun düzenlendiği 23 Haziran’ın resmi tatil günü ilan edilmesi gerektiğini söyledi. Farage, “İlk yapmamız gereken şey, Brexit’e bağlı bir hükümete sahip olmak. Bu, kilit bir konu” dedi.

‘BU GEMİYE BAŞKA KAPTAN LAZIM’
Birleşik Krallık’ın dün düzenlenen referandumda Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılma kararı almasının ardından, ekimdeki parti kongresinde görevi bırakacağını açıklayan İngiltere Başbakanı ve Muhafazakar Parti lideri David Cameron, referandumda çıkan AB’den ayrılma kararı üzerine görevini bırakacağını açıkladı. Londra’daki Başbakanlık binası önünde açıklama yapan Cameron, “Ülkemizin yeni rotasında, dümende olmamın doğru olmadığını düşünüyorum” dedi. Birleşik Krallık halkının verdiği AB’den ayrılma kararına saygı duyulması gerektiğini belirten Cameron, referandum kapsamında ülkenin birlikten ayrılması için kampanya yürütenleri tebrik etti.

‘BRİTANYA’NIN TEMELLERİ SAĞLAM’
Dünya genelinde insanların Birleşik Krallık’ın vereceği kararı izlediğini bildiren Cameron, “Piyasaları ve yatırımcıları temin ederim ki Britanya’nın ekonomisinin temelleri sağlamdır.
Avrupa ülkelerinde yaşayan Britanyalılar ile burada yaşayan Avrupalı vatandaşlar, emin olun, durumlarınızda acil bir değişiklik yaşanmayacak. İnsanlarımızın seyahatlerinde, malların dolaşımında veya hizmetlerin satışında hemen bir değişiklik olmayacak” ifadesini kullandı. Cameron, İngiltere’nin yanı sıra Birleşik Krallık’ı oluşturan İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’daki hükümetlerin de ülkenin çıkarları için Avrupa Birliği ile müzakere sürecine katılması gerektiğini belirterek, bu sürece hazırlanılması gerektiğini söyledi. Ülkesinin AB’de kalması için kampanya yürüttüğünü ancak halkın başka bir yol izlemek için çok açık bir karar aldığını vurgulayan İngiliz lider, ülkenin AB dışında yoluna devam edebileceğine inandığını söyleyerek, şöyle konuştu: “Ülkeyi bu yola sokacak taze bir liderliğe ihtiyaç var. 6 yıldır bu ülkenin başbakanlığını yapıyor olmaktan gurur duyuyorum. Ama ülkeyi sonraki hedefine taşıyacak kaptan olarak kalmaya çalışmayı doğru bulmuyorum. Ülkemizin yeni rotasında dümende olmamın doğru olmadığını düşünüyorum. Başbakan olarak önümüzdeki haftalarda ve aylarda gemiyi sabit tutmak için elimden gelen her şeyi yapacağım.”

KARARI AÇIKLARKEN DUYGULANDI
Kararını açıklarken duygulandığı gözlenen Cameron, “Bu kolay alınmış bir karar değil ancak istikrarlı bir dönem için, bunun ulusun çıkarına olduğuna inanıyorum. Bir istikrar döneminin, sonrasında ise yeni bir liderliğin gerekli olduğunu düşünüyorum. Bugün için kesin bir zaman çizelgesine gerek yok. Bugün kesin bir takvim vermeye gerek yok ancak bence ekim ayındaki Muhafazakar Parti kongresinde yeni bir başbakana sahip olmayı hedeflemeliyiz” diye konuştu.

İSKOÇYA VE KUZEY İRLANDA’DAN AYRILMA SİNYALİ
Referandum kampanyasında birçok defa, Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılığının İskoçya’da yeni bir bağımsızlık referandumunu tetikleyebileceği uyarısında bulunan İskoç Ulusal Partisinin (SNP) lideri ve İskoç bölgesi Başbakanı Nicola Sturgeon, “İskoç halkının kendi geleceklerini AB’nin bir parçası olarak gördüklerini” söyledi. İskoçya Kültür, Avrupa ve Dış İlişkiler Kabine Bakanı Fiona Hyslop da “Kararların sonuçları olur. Birleşik Krallık da İskoç halkının çıkarlarına karşı bir karar aldı.
Bunun sonuçları olacak” dedi. Kuzey İrlanda’daki Sinn Fein Partisi adına açıklamada bulunan Kuzey İrlanda Başbakan Yardımcısı Martin McGuinness de Brexit kararının ardından, İrlanda ve Kuzey İrlanda’nın birleşmesi için referandum düzenlenmesi çağrısında bulundu. Parti, Birleşik Krallık’ın AB’den çıkmasıyla, bu ülkenin Kuzey İrlanda halkının çıkarlarını temsil etme yetkisinden mahrum kalacağını bildirdi. İktidardaki Muhafazakar Partili Milletvekili ve Dışişleri Bakanı Philip Hammond da seçmenin talebini açıkça dile getirdiğini söyleyerek, hükümetin işinin bu kararla ilerlemek olduğunu bildirdi.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.