Azeri gazetecinin gözüyle 3'lü zirve

Azeri gazeteci Elvin Aghayev önceki gün Bakü’de düzenlenen Rusya, Azerbaycan ve İran üçlü zirvesini Aydınlık için değerlendirdi Aghayev, bölgede ekonomik temelde yeni bir merkez oluştuğunu ifade etti

Azeri gazetecinin gözüyle 3'lü zirve
10 Ağustos 2016 Çarşamba 11:57

Azerbaycan, 8 Ağustos’ta gerçekleşen ve hazırlıkları günlerdir süren büyük bir zirvenin heyecanı içindeydi. Nitekim tarihte ilk defa Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de Azerbaycan, Rusya ve İran liderlerinin katıldığı tarihi bir zirve düzenlendi.
Aslında bu buluşma sadece katılımcı ülkeleri ele alan bir zirve değil, Türkiye dahil bölgede bulunan birçok ülkeyi yakından ilgilendiren stratejik bir zirveydi. Maalesef Türkiye hükümeti kendi iç meseleleriyle ilgili yoğunluklarından dolayı, katılması gereken böyle bir stratejik toplantıda yer alamadı.

TÜRKİYE DE OLMALIYDI
İki gün önce gerçekleşen zirvede bu duruma dikkat çeken İran Dışişleri Bakan Yardımcısı İbrahim Rahimpur, zirveye Erdoğan’ın önderliğinde Türkiye’nin de katılması gerektiğinin altını çizdi. Rahimpur “İran, Rusya’yla birlikte Erdoğan’a bölgesel meseleler, Irak ve Suriye konularında doğru kararı verebilmesi için yardım etmek istiyor. Bana göre, hem Ruhani hem de Putin, Erdoğan’a yardım edip ona desteklerini sunmaya hazır.
Putin ve Ruhani’nin Erdoğan’a verebileceği desteği, ne Arap ne de Batı ülkeleri veremez” dedi. Rahimpur ayrıca, “Bölgemizin Rusya, İran ve Türkiye’nin iyi ilişkiler içerisinde olmasına ihtiyacı var” diye ekledi.

AVRASYA DEMİR AĞLARLA BİRLEŞİYOR
Ekonomik ve stratejik ortak projeler, Hazar Denizi’nin hukuki statüsü, Dağlık Karabağ ve Suriye meseleleri, terörizmle mücadele, kuzey güney ulaşım koridoru gibi başlıklar bu zirvenin ana başlıkları arasındaydı. Özellikle gerçekleştirilmesi planlanan kuzey güney ulaşım koridoru, Kuzey Avrupa ve Güneydoğu Asya ülekleri arasında kesintisiz demiryolu ulaşımı sağlayarak, İran, Azerbaycan ve Rusya demiryolunu birleştirecek. Bu projenin ilk aşamasında ulaşım koridoru ile yılda 5 milyon ton yük taşımacılığı sağlanacak.

İTTİFAKIN ÖNCÜLERİ
Zirvede yer alan katılımcı ülkelerin hepsinin bir şekilde batıyla aralarının soğuk olması, dikkat çeken ortak özelliklerden biri. Bir diğeri ise, söz konusu ülkelerin birbirleriyle ilişkilerinin batının dolaylı etkisi veya yaptırımlarıyla zayıflatılmış olması. Şimdiyse bu ülkeler, bölgede yeni bir işbirliği gücü kurulmasına ve yeni bir sayfa açılmasına öncülük etmekteler.
Bu ülkeler bundan sonraki süreçte bölgedeki işbirliklerini daha da geliştirerek sorunların çözülmesine ve yeni projelerin geliştirilmesine yönelik yapıcı adımlar atacaklar. Nitekim, ülkeler arasındaki görüşmelerde imzalanan onlarca işbirliği sözleşmesi de bunun bir ispatıdır.

BÖLGE YENİLİKLERE GEBE
Rus dış politikasına yön veren önemli isimlerden biri olarak kabul edilen Aleksandr Dugin zirveyle ilgili açıklamasında şöyle söylüyordu: “8 Ağustos’ta Bakü’de Rusya, İran ve Azerbaycan liderlerinin katılımıyla gerçekleşen zirvenin düzenlenme tarihi ve yeri tesadüfen seçilmemiştir. Nitekim Azerbaycan, Rusya ve İran’ın arasındaki bölgede konumlanmıştır ve bu üç ülkenin görüşmesi açısından bundan ideal yer bulunamazdı. Bölgede yeni Moskova-Bakü-Tahran ekseni oluşuyor ki buda bölgede kendisiyle birlikte birçok yeniliklerin oluşmasına vesile olacaktır.”

TÜRKİYE’NİN İTTİFAKTAKİ YERİ HAZIR
9 Ağustos’ta Erdoğan ve Putin arasındaki görüşmeye de değinen Dugin, “İki gün önceki zirvenin zamanlaması, bir sonraki gün yani 9 Ağustos’da Sant Petersburg’da düzenlenmiş olan Putin-Erdoğan görüşmesinin tarihi açısından da önemlidir. Uçak krizinden sonra ilk defa gerçekleşek olan bu görüşme, Rusya ve Türkiye ilişkileri açısından büyük önem arz ediyor. Türkiye’nin Rusya ile işbirliği yapması Türkiye’yi de Moskova-Bakü-Tahran-Ankara eksenine doğru yönlendirebilir ki bu yeni yönelişle, bölgede birçok şey değişebilir” dedi.

TARİHİ BİR FIRSAT
Dugin’nin açıklamalarından da anlaşıldığı gibi, Avrasya’da kurulan yeni işbirlikleri, bölgede yeni bir hareketlenme yaratacağa benziyor. Tabii bu hareketlenmenin ana aktörlerinden biri olan Rusya’nın da son yıllarda izlediği aktif dış politika hamlelerine dikkat çekmek gerekiyor. Örnek vermek gerekirse; Putin, 8 Ağustos’ta Bakü’de gerçekleşen zirvenin ardından, 9 Ağustos’ta Erdoğan’la, 10 Ağustos’ta da Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan ile görüşerek, 3 gün içinde 3 stratejik temasta bulunacak.
Ayrıca Rusya, Türkiye’nin batıyla arasındaki soğukluktan maksimum ölçüde yararlanmak için, eski kırgınlıkları unutup, Türkiye’yi olabildiğince yanına çekmek isteyecek. Türkiye de bu yakınlaşmayı fırsata çevirip, hem Rusya’yla arasındaki kırgınlıkları giderebilir, hem de Rusya ile birlikte bölgede birçok yeni projeye imza atabilir. Önümüzdeki günlerde bu ilişkilerin nasıl cerayan ettiğini muhtemelen daha net göreceğiz.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.