ABD-Küba ilişkisinde yeni dönem

Küba Devrimi’nden beri süregelen iki ülke arasındaki ilişkiler son gelişmelerden sonra farklı bir boyuta geçti. Ancak Küba yönetiminin ülkeyi yabancı yatırımlara açmasına rağmen yine de temkinli olmaya devam edecek gibi görünüyor

ABD-Küba ilişkisinde yeni dönem
17 Ağustos 2015 Pazartesi 16:54

Özgür Uyanık / Buenos Aires

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, ABD Büyükelçilik binasının 54 yıl sonra yeniden açılışı için Küba’daydı. ABD tek taraflı olarak 1961’de Küba’yla ilişkisini kesmiş ve buradaki sosyalist yönetimi yıkmak için açık bir savaş başlatmıştı.
Ta ki 17 Aralık 2014’te ABD Başkanı Obama’nın Küba’ya yönelik ambargoda hafifletici kararlar aldığını açıklamasına kadar... Küba, Soğuk Savaş’ın üzerinden çeyrek asır geçmesine rağmen, ABD’nin en önemli ihtilaf noktalarından biri olmayı sürdürüyordu. Aynı tarihte “Küba Beşlisi” olarak tanınan tutuklu Küba Komünist Partisi üyelerinin serbest bırakılacağı bildirildi.
Bundan sonra süreç çok hızlı ilerledi: Ocak ayında ABD’li senatörler adaya ziyaretler gerçekleştirdi. İstihbarat ve güvenlik kurumları toplantılar başlattı. Obama kamuoyu ve iş çevrelerinin desteğini sağladı. Karşılıklı hükümet toplantıları başladı. 11 Nisan’da Obama ve Raul Castro Panamada’ki 7. Amerikalılar Zirvesi’nde biraraya geldi. 14 Nisan’da Obama Küba’yı “terörist ülkeler” listesinden çıkaracağını açıkladı.

ABD İLE YAKINLAŞMA VE DEĞİŞİM
Kamuoyu, ABD ve Küba başkanlarının el sıkıştığını ilk kez 2013’te Nelson Mandela’nın cenazesinde gördü. Bu ikisini yarım yüzyıl boyunca aynı salonda bile görmek mümkün değildi. Bir şeyler değişmeye başlıyordu.
Fakat bu durum, Küba’ya yönelik ambargonun tamamen kaldırıldığı anlamına gelmiyor. Finans ve ticaret alanlarında bile tam bir serbestlik söz konusu değil henüz. Küba toprağı olan ve “11 Eylül sanıklarının” tutulduğu Guantanamo Askeri Üssü’nün boşaltılması da ilk müzakere maddeleri arasında yerini koruyor.
ABD kamuoyu araştırmalarına göre ise halkın yüzde 60’ı ambargonun kalkmasından yana. Bunun yanı sıra birçok ABD menşeli şirket Küba’ya yatırım yapmak için hazır bekliyor. Küba’nın dev yatırımı olan “Mariel Özel Kalkınma Bölgesi” limanındaki avantajları, Çinli rakiplerine kaptırmak istemiyorlar. Mariel bölgesi, yabancı yatırımcılara 10 yıllık bedelsiz kullanım, 1 yıl gümrük ve satış vergisinden muaf olma gibi olanaklar sunuyor. Fakat yine de yabancıların hisse sahipliği yüzde 49’la sınırlı tutuluyor. Eğitim ve sağlık gibi Küba sistemi için önemli alanlarda ise yabancılara yatırım hakkı tanınmıyor.

KÜBA KOMÜNİST PARTİSİ KONGREYE DOĞRU
Bundan sonra süreç daha ağır ve sorunlu ilerleyecek. Fidel Castro dün yazdığı mektupta ABD’nin ambargo sebebiyle Küba’ya milyarlarca dolar borçlu olduğunu yazdı. ABD ise devrim sırasında el konan şirketlerle ilgili böyle bir rakam telaffuz ediyor. Ayrıca demokrasi, insan hakları gibi “uluslararası normlar”la Küba’ya yükleneceği ise net bir şekilde görülüyor. Her ne kadar değişim güçlü ve hızlı bir şekilde kendini hissettirse de Küba bu sürece hazırlıklı girdi. Yabancı yatırımıyla ilgili kanunlar 2011’deki Küba Komünist Partisi 6. Kongresi’nde alınmıştı. Ada yönetimi, üretim krizine karşı yabancı yatırımın önemini vurgulamıştı.
Başkan Raul Castro, belki de son yarım asrın en önemlisi olacak kongrenin, nisan ayında yapılacağını açıkladı. Gelecek kongrede 2011’deki “Devrimin ve Partinin Ekonomik ve Sosyal Politika Çizgisi” belgesinin yeniden değerlendirilmesi bekleniyor. Adadaki değişim liderliğe de yansıyacak. Kongrede Raul Castro bu değişimin tarihini de verecek. Muhtemelen 2018 yılında başkanlık dahil karar mekanizmalarında ağırlık devrim sonrası doğan kuşağa geçecek. Yeni kuşaktan liderlikte şu an başkan yardımcısı olan Miguel Díaz Canel, Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez, Ekonomi Bakanı Marino Murillo ve Raul Castro’nun çocukları Alejandro ve Mariela Castro’nun adları ön plana çıkıyor.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.