AB ayrılığı, Şangay birliği konuşuyor

Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılma kararının şoku devam ederken, birliğin 6 ülkesinin dışişleri bakanları bir araya gelerek bu kararın AB’ye olası etkileri üzerine toplantı yaptı.

AB ayrılığı, Şangay birliği konuşuyor
26 Haziran 2016 Pazar 11:37

Almanya’nın başkenti Berlin’de bir araya gelen AB’nin kurucu 6 ülkesinin dışişleri bakanları, İngiltere’nin AB üyeliğinden çıkma sürecinin bir an önce başlatılmasını istedi.
Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Marc Ayrault, Hollanda Dışişleri Bakanı Bert Koenders, İtalya Dışişleri Bakanı Paolo Gentiloni, Belçika Dışişleri Bakanı Didier Reynders ve Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn İngiltere’nin AB’den ayrılmasının sonuçlarını görüşmek için Almanya Dışişleri Bakanlığının Berlin’deki konuk evi Villa Borsig’de bir araya geldi.

‘50. MADDE UYGULANSIN MÜZAKERE BAŞLASIN’
Görüşmenin ardından açıklama yapan Steinmeier, İngiltere’de referandumda çıkan sonuca saygı gösterdiklerini ve bu sonuçtan sonra bu ülkenin kendi iç işleriyle ilgilenmesini de anladıklarını belirtti. Ancak İngiltere’deki sonuçtan sonra bu ülkenin AB’den çıkması için Avrupa Sözleşmesi’nde yer alan 50. maddeyi uygulamaya koyarak müzakerelere başlanması gerektiğini ifade eden Steinmeier, “Bu süreç çıkmaza girmeden, bir an önce başlanmalı” dedi. Steinmeier, toplantıda Avrupa ülkelerini bir arada tutulması yönünde bir irade beyanında bulunduklarını ifade ederek, bunun ortak bir görev olduğunu kaydetti.

‘CAMERON SORUMLULUĞU ÜSTLENSİN’
Fransa Dışişleri Bakanı Ayrault da İngiliz halkının açık bir şekilde tutumunu ortaya koyduğunu belirterek, “İngiltere Başbakanı Cameron sorumluluğu aldı ve bu sorumluluğu şimdi üstlenmeli, sonuçlarına katlanmalı. Bu sonuçları kendisi de beklemiyordu” şeklinde konuştu. Söz konusu 50. maddenin hızlı bir şekilde uygulanmasını isteyen Ayrault, “Şimdi güvensizliğin olduğu bir dönemin başlamasına izin veremeyiz” ifadesini kullandı.

‘AB DEĞERLERİNE DÖNMELİ’
Sonucun bir an önce uygulanmaması durumunda ekonomik, siyasi ve mali sonuçları beraberinde getireceğini vurgulayan Ayrault, üzülmelerine rağmen İngiltere’deki sonuca saygı duyduklarını ancak diğer 27 ülkeye de saygı duyulması gerektiğini kaydetti. Ayrault, AB’nin kuruluş ruhunu hatırlatarak, AB’nin değerlerine dönmesi gerektiğini ifade etti.
Lüksemburg Dışişleri Bakanı Asselborn da referandumda İngilizlerin AB’den ayrılma kararı aldıklarını anımsatarak, bunun uygulanması gerektiğini söyledi.
İngiltere’nin üyelikten ayrılaması yönünde sürecinin başlatılmasını isteyen Asselborn, “Bu olmazsa 4 ay, belki daha uzun bir süre güvensizlik olur” dedi. Söz konusu 50. maddenin yürürlüğe konması konusunda bir oylamanın olmamasını ümit ettiğini belirten Asselborn, “Bu AB’ye ve İngiltere’ye uymaz. Burada açık olunması lazım. Halk konuştu ve bizim bu kararı uygulamamız gerekir” şeklinde konuştu.

‘BİRLİK DEVAM EDECEK’
İtalya Dışişleri Bakanı Gentiloni de AB’nin 27 üye ülke 440 milyonluk nüfusuyla devam edeceğini belirtirken, bir soru üzerine ayrılık sürecinin uzamaması gerektiğini şu sözlerle ifade etti: “Birlikten ayrılmayı belirleyen kurallar var. Kim ayrılmaya karar verdiyse, bu mekanizmayı bir an önce çalıştırmalı. AB’nin, İngiltere’nin kendi iç dinamikleri için aylarca rehin edilmesine izin veremeyiz.”

STEİNMEİER: HİSTERİYE GEREK YOK
Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, görüşme öncesi yaptığı açıklamada, İngilizlerin aldığı kararın ardından histeriye ve şoka girilmemesi gerektiğini belirterek, “Telaşa düşülmemesi gerekir. Sanki tüm cevaplar hazır olduğu gibi yapamayız. İngiltere’nin kararının ardından depresyona ve hareketsizliğe düşemeyiz” dedi. Bu yüzden bugün yapacakları fikir alışverişinin gerekli olduğunu söyleyen Steinmeier, AB’de kalan ülkelerin, İngiltere’nin kararının ardından Avrupa’yı güçlü kılma iradesini göstereceğini ifade etti. Steinmeier, insanların cevap aradığı sığınmacılar, göç, gençlerin istihdamı ve güvenlik alanlarında çözümler üretilmesi gerektiğini vurguladı. Steinmeier, buradan, yıllardan beri barış ve istikrarın hakim olduğu bu başarı projesinde işbirliğinin devam ettiği sinyalinin verileceğini kaydetti.

ŞANGAY’DA BÜYÜME ADIMI
Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi 23-24 Haziran tarihlerinde Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te düzenlendi. Zirvede örgütün faaliyetleri, güvenlik, ekonomik işbirliği, kültürel-insani ilişkiler ve entegrasyon meseleleri ile terörle mücadelede işbirliğinin geliştirilmesi konuları ele alınırken pek çok ikili anlaşma ve ekonomik işbirliği anlaşmasına imza atıldı. Putin, İran’ın örgüte tam üyeliği için bir engel olmadığını söyledi.
Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un başkanlığında yapılan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev, Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman’ın katıldığı toplantıda ayrıca ŞİÖ Genel Sekreteri Raşid Alimov ile ŞİÖ Bölgesel Terörle Mücadele Birimi (RATS) İcra Direktörü Yevgeniy Sisoyev de hazır bulundu.

PUTİN: İRAN İÇİN ENGEL YOK
Toplantıda, örgütün faaliyetleri, güvenlik, ekonomik işbirliği, kültürel-insani ilişkiler ve entegrasyon meseleleri ile terörle mücadelede işbirliğinin geliştirilmesi konuları ele alındı.
Devlet başkanları ayrıca Afganistan ve Ortadoğu’daki durum da dahil küresel ve bölgesel meselelerle ilgili fikir alışverişinde bulunurken, geçen sene örgüte üyelik süreçleri başlatılan Hindistan ve Pakistan da görüşüldü. Hindistan ve Pakistan’ın örgüte tam üyeliğine ilişkin eylem planı konusunda uzlaşma sağlandığını belirtildi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2005 yılından bu yana Şanghay İşbirliği Örgütü’nde (ŞİÖ) gözlemci olarak yer alan İran’ın üyelik başvurusunun da olumlu yönde ele alınması için herhangi bir engelin olmadığına inandığını söyledi. Ayrıca zirvede ŞİÖ Taşkent Deklarasyonu ile 2016-2020 yıllarında ŞİÖ’nün stratejik kalkınma eylem planı imzalandı.

EKONOMİK KORİDOR
Zirve sırasında gerçekleştirilen özel toplantılarda da pek çok önemli anlaşmaya varıldı. Rusya, Çin ve Moğolistan arasında ekonomik koridor oluşturulmasına ilişkin program ve bazı mallarla ilgili gümrük kontrolü sonuçlarının karşılıklı tanınması anlaşması imzalandı.
Rusya-Çin-Moğolistan ekonomik koridorunun oluşturulması programının, 30’dan fazla üçlü yatırım projelerinin hayata geçirilmesi yoluyla bu ülkelerin sınır bölgeleri ve ilişkilerinin geliştirilmesini öngördüğünü ifade eden Putin, Rusya’nın bu çerçevede Moğolistan’daki ulaşım altyapısının geliştirilmesi projelerinde yer almaya hazır olduğunu kaydetti.
Çin Cumhurbaşkanı Xi de ülkesinin inisiyatifi “İpek Yolu Ekonomik Kemeri”, Rusya’nın Trans-Avrasya koridorunun oluşturulması stratejisi ve Moğolistan’ın inisiyatifi “Bozkır Yolu” projelerini temel alarak üçlü iş birliğinin kapsamlı şekilde geliştirilmesi gerektiğini bildirdi.

ÇİN’DEN ‘UZUN YÜRÜYÜŞ’ ROKETİ
Çin, insanlı uzay görevleri için kullanacağı “Uzun Yürüyüş -7” isimli taşıyıcı roketi uzaya fırlattı. Çin Komünist Partisinin (ÇKP) resmi yayın organlarından Global Times’ın haberine göre, ülkenin yeni uzay tesisi Vınçang Uydu Fırlatma Merkezi, ilk görevini “Uzun Yürüyüş-7” (Long March) taşıyıcı roketini uzaya fırlatarak yerine getirdi. Roket yerel saat ile 20.00’de başarıyla fırlatıldı. Faydalı yük taşıma kapasitesine sahip roket, insanlı uzay görevleri için de bir kapsül taşıyor.

RUSYA VE ÇİN ARASINDA 30 ANLAŞMA
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, resmi ziyaret kapsamında geldiği Çin’de resmi törenle karşılandı, taraflar arasında 30’a yakın anlaşma imzalandı. İki lider ve heyetler arası görüşmelerde bulunarak ikili ilişkiler ile bölgesel ve küresel meselelere ilişkin fikir alışverişinde bulundu.Çin ve Rusya arasında ekonomi, kültür, eğitim, enerji, medya, teknoloji gibi alanlarda 30’a yakın anlaşma imzalanırken, özellikle yolcu uçağı ve helikopter üretimi konusunda Ar-Ge işbirliğini kapsayan anlaşma dikkati çekti.
Programın sonunda iki ülke liderleri gazetecilerin karşısına geçerek, ziyaret ve görüşmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Rusya ile ŞİÖ’nün istikrarlı ve sağlıklı bir yolda ilerlemesi için ortak çaba sarf etmeye hazır olduklarını vurguladı. Şi, Çin ve Rusya arasında stratejik işbirliği ortaklığı tesis edilmesinin yirminci yılında Putin’in Pekin’e yaptığı resmi ziyaretin özel anlamı olduğuna işaret etti.
Şi, ayrıca “Ülkeler arasındaki fikir ayrılıklarının müzakere yoluyla çözülebileceği, yaptırım uygulama tehdidinin sorunların çözümüne fayda sağlamayacağı” ifadesini kullanarak, Pekin ve Moskova yönetimlerinin, “problem ve fikir ayrılıklarının çözümünde tek taraflı tavıra ve ilgili ülkelerin bilgisi dışında karar alınmasına karşı olduğunu” söyledi.
Rusya Devlet Başkanı Putin, Çin ile önemli uluslararası konuların neredeyse tamamında fikir birliği içerisinde olduklarını belirtti. Putin, terörle mücadelede işbirliği, Kore yarımadasının nükleerden arındırılması ve Güney Çin Denizi sorunun çözümünde ilgili ülkelerin diyalog ve siyasi müzakere yoluna başvurmasından yana olduklarını sözlerine ekledi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.