Tutku’lar çoğalsın

Onu tanıdığımda küçük bir çocuktu. Henüz okula bile başlamamıştı. Trakyalı bir anne ile Tokatlı bir babanın tek çocuğudur. Anne ve babalarıyla ailecek dost olmuştuk.

Tutku’lar çoğalsın
12 Haziran 2016 Pazar 11:20

Kadim Ülker / Viyana
Onu tanıdığımda küçük bir çocuktu. Henüz okula bile başlamamıştı. Trakyalı bir anne ile Tokatlı bir babanın tek çocuğudur. Anne ve babalarıyla ailecek dost olmuştuk.
Tutku’nun ufak tefek bir çocuk olduğu 20 yıl önce ziyaretlerine gitmiştik. Evlerine gittiğimizde pek de şaşırmamıştık, zira bu tür evlere alışıktık. Ev dememe bakmayın. Başka şekilde ifade etmeye kelime dağarcığım izin vermemektedir. Yaklaşık 20 metrekareden oluşan bir oda, beş metrekarelik de giriş ile mutfak vardı. Tuvalet ve su dışardaydı, suyu komşularıyla ortak kullansalar da, tuvaleti sadece kendilerinin kullanmalarında şanslı sayılırlardı.
Pencere oldukça yüksekteydi. Tutku pencereye ulaşabilecek durumda değildi. Hatta anne ve babası bile pencereyi merdivensiz veya ayaklarının altına birşeyler almadan açamıyorlardı. Küçük Tutku bu odanın ortasında dikilir, pencereye bakardı hep. Goethe’yi henüz tanımamış olan Tutku sanki “Daha fazla ışık” diyordu. Ben de Tutku’lara ziyarete her gittiğimde ne olur “Daha fazla ışık” diyordum.
Apartmanın zemin katında bulunan bu evde gündüzleri de lamba açıktı. Günümüzde kocaman bir delikanlı olan Tutku’nun doğduğu bu evi hatırladığımda, Viyanalı şair arkadaşım Şerafettin Yıldız’ın Sümüklü Umudum adlı kitabındaki “Bir Emekçinin Kutsal Evi” adlı şiiri aklıma gelir de yüreğim paralanır hep. Yıldız şiirinde sadece kendi kaldığı evi değil, Viyana’nın başka bir mahallesinde Tutku ve Tutku gibilerin evini de anlatırdı sanki.
“.....
Bir bodrum katında oturuyorum
3.Viyana’da Schlachthaus Sokakta.
güneş yorulur sabahları
bana gelene kadar.
okşar şöyle bir kaldırıma açılan penceremi
geçer gider.
her akşam iş dönüşü
karanlık ‘hoş geldin...!’der
gıcırtılı bir sesle.
....”
Tutku’nun babası daha sonra iflas eden bir terzihanede çalışıyordu. Anne ise henüz iş bulamamıştı o günlerde. Mutludurlar evlerinde, gülerler her şeye rağmen. Tutku’yu annesi ve babasının aksine hiç gülerken görmedim. Hatta asık suratlı bir çocuktu. Oyuncakları yerlere saçılmış, üstlerine basıp da kırmamak için sek sek oynar gibi anne ve babanın hem yatak hem de koltuk olarak kullandıkları yerde otururduk. Kışın o soğuk akşamlarında pencereyi açar, evin sık sık havalandırıldığını anımsıyorum. Tutku burada büyüdü, serpildi ve gelişti. İlkokula başladı. İlkokulun ikinci sınıfındayken belediyede kiralık bir daire buldular. Taşındılar oraya. Tutku’nun artık kendine ait bir odası vardır. Bu oda hem de eski kaldıkları evin bütününden daha büyüktür. İlkokulda Tutku öğretmenlerinin hemen dikkatlerini çekti. Dört yıllık ilkokulda bütün notları en yüksek not olan birdi. Lisenin alt kısmına kayıt yaptırdı. Lisenin hem ilk dört yıllık alt, hem de dört yıllık üst kısmında aynı notları aldı. Karnelerinde yıllarca yukarıdan aşağı çetvel ile çizilmiş bir çizgi vardı.
Şimdi Viyana Teknik Üniversitesi’nde uçak mühendisliği okuyor. Üniversiteye başladığı andan itibaren okulun matematik takımında yer aldı ve matematik yarışmalarında üniversitesini temsil edenler arasında bulundu.
Okulunun ilerleyen sömesterlerinde okulu Norveç’te bir uçak projesine dahil etti ve bir yıl Norveç’in başkenti Oslo’da uçak projesinde çalıştı. Çocukluğunda ikamet ettikleri evden kurtulup, geniş bir belediye evinden faydalanabilmek için anne ve babasının aldığı Avusturya vatandaşlığından dolayı Oslo’da bulunduğu süre askerlik hizmetine sayıldı Tutku’nun. Bugünlerde okuluna devam etmekte Tutku. Gelecekte önemli bir uçak mühendisi olarak çalışacak Tutku. Küçük evlerden büyük adamlar çıkıp, Avusturya ekonomisine uçak mühendisi olarak hizmet vermek için daha şimdiden onu çalıştırak olan firmalar Tutku’nun okuldan mezun olmasını beklemekteler.

Etiketler; #Kadim Ülker

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.