Nazım Hikmet’in şehit dayısı

Bu yıl Çanakkale Zaferi’nin 101. yılı. Binlerce şehit verdiğimiz Çanakkale’de, şehit olanlardan birisi de Nazım Hikmet’in küçük dayısı mühendis, ressam ve şair Mehmet Ali Bey’di.

Nazım Hikmet’in şehit dayısı
29 Mayıs 2016 Pazar 11:09

Ercan Dolapçı

Bu yıl Çanakkale Zaferi’nin 101. yılı. Binlerce şehit verdiğimiz Çanakkale’de, şehit olanlardan birisi de Nazım Hikmet’in küçük dayısı mühendis, ressam ve şair Mehmet Ali Bey’di. Nazım Hikmet’in annesi Celile Hanım’ın kardeşi olan Mehmet Ali Bey, Balkan Savaşı’na gönüllü olarak katılmış ve daha sonra gönderildiği Çanakkale’de 9 Temmuz 1915 günü 22 yaşında şehit olmuştu. (Muhtemelen askeri okul öğrencisiydi. Rütbesi Teğmen olabilir. ED.) Nazım Hikmet dayısının ölümü üzerine beş şiir kaleme alır. Duyduğu acıyı dile getirir... Onu dizelerinde ölümsüzleştirir.

DAYISINA BEŞ ŞİİR ADADI
Gelibolu Arıburnu’ndaki savaşın en kanlı günlerinde şehit olan Mehmet Ali Bey’in acı haberi aileyi sarsar. 11-12 yaşlarında şiirler yazmaya başlayan Nazım Hikmet’in de küçük yüreğinde fırtınalar kopar ve onun anısına Temmuz/Ağustos 1915 arası beş şiir kaleme alır. Bunlar ‘Şehit Dayıma’, ‘Benim Dayım’, ‘Dayıma’ ve ‘Şehit Dayıma Mabaat’ (2 şiir) başlıklı şiirlerdir. Dayısının ölümü onun sınıftaki başarısını da etkiler. Birinci sınıftaki başarısını gösteremez. Nişantaşı Sultanisi’ndeki sınıfı orta dereceyle geçer.
Bu dönemde “Mehmet Çavuşa, Olma Mağlup, Vatana, Irkıma” başlıklı vatansever şiirler kaleme alır. Nazım Hikmet, arkadaşı Vâlâ Nureddin ile ‘Çanakkale’de şehit düşen Askerler’ başlıklı bir ortak şiir de yazar. Bunu 1920 yılında Ümit dergisinde, sonra da Ankara’da Yunus Nadi’nin çıkardığı Yeni Gün gazetesinde (18 Mart 1921 tarihli sayısında) yayımlatır. (Kemal Sülker, Nâzım Hikmet’in Gerçek Yaşamı, 1901-1928, C.1, May Yayınları, İstanbul, 1976, s.53, 66-73.)

ÇANAKKALE KAHRAMANLARINA ŞİİR
Nazım Hikmet, Çanakkale Savaşı’nın olanca hızıyla sürdüğü 20 Mayıs 1915 günü de ‘Mehmet Çavuşa!’ başlıklı bir şiir kaleme alır. Türklüğe ve vatanseverliğe vurgu yapan şiirin bazı bölümleri şöyledir:
“Vatan için ey kahraman/Hayatına hor baktın/Arslan gibi saldırarak/Namertleri hep yaktın. (...)/Yine Türk’ün gemisi/Denizleri aşacak/Yine Türk’ün sanatı/Avrupa’ya taşacak/Yine Türk’ün sinesi/Vatan aşkile dolacak.” (Aydın Aydemir, Nâzım, Çocukluğu-Gençliği-Cezaevi Yılları, Anlatan: Samiye Yaltırım, Cem Yayınevi, İstanbul, 1979, s.25-29.)

‘DEHŞETLİ VATANSEVERİM’
Nazım Hikmet, Nisan/Haziran 1962 yılında Moskova’da kaleme aldığı ‘Niçin şiir yazıyorum’ başlıklı yazısında, dayısının ölümüne de değinir ve şunları anlatır: “İkinci şiirimi 14 yaşımda yazdım sanırım. Birinci Dünya Savaşı içindeydik. Dayım Çanakkale’de şehit olmuştu. Dehşetli yurtseverdim. Savaş içinde şiir yazdım. Ne tuhaf, yazdığımı çok iyi biliyorum da, hatta, artık Osmanlıca’yla değil, okulda okuduğumuz şair Mehmet Emin’in takır tukur ama Arapçası, Farsçası az Türkçesiyle yazdığımı biliyorum da tek satırı aklımda değil.” (Nâzım Hikmet, Yazıları, Koza Yayınları, İstanbul, 1976, s.24-25.)

KENDİSİ DE BAHRİYELİYDİ
Asker bir ailenin çocuğu olan Nazım Hikmet, 1915 yılı Eylül’ünde Heybeliada Bahriye Mektebi’ne kaydettirilir. Bunda aile dostu olan Bahriye Nazırı Cemal Paşa’nın büyük rolü olur. 1913 yılında yazdığı ‘Feryadı Vatan’ isimli ilk şiiri ile, 29 Şubat 1915 günü denizciler üzerine yazdığı ‘Bir Bahriyelinin Ağzından’ şiirlerini, Nazım’dan dinleyen Cemal Paşa, onun denizci olmasına karar verir. Nazım askerliği sever ve okuldan 1918 yılında başarıyla mezun olur. Güverte Stajyer Subayı olarak görev yaparken üşütür ve tüberkiloz olur. Tedavisinden netice çıkmayınca 17 Mayıs 1920 günü sağlık nedeniyle ilişiği kesilir. İşgal sonrası İstanbul’da kalınamayacağını anlayınca, 1921 yılında arkadaşı Valâ Nureddin’le birlikte Milli Mücadele’nin merkezi Ankara’ya gider. Bağımsızlık ve özgürlük şiirleri Ankara’da da yankılanır. Atatürk’le görüştürüldüğünde Paşa ona “Gayeli şiirler yazınız” nasihatinde bulunur. Aynı nasihati Mehmet Akif de yapar... Ankara’da gençlere çağrı niteliğinde yazdığı şiir, onbinlerce basılarak dağıtılır. Nazım Hikmet hayatı boyunca da ‘gayeli şiirler’ yazar. Türk şiirinde devrim yapar!

ŞEHİT DAYIYA ADANAN ŞİİRLER
İşte Nazım Hikmet’in, dayısı Mehmet Ali Bey’e ithafen yazdığı şiirler:
“Şehit Dayıma: İntikamım alın diye/Şehit dayım inleme/Rahat otur/Bana bakıp beni öyle titretme/İntikamın alınacak sen ey/Şehitlerin evladı/İntikamın alınacak sen ey/Oğuzların ahfadı.”
“Benim Dayım: Dayım! Dayım! O idi büyük kahraman/Benim ulu Türk göğsümü/İşte o idi kabartan/Bana büyük kahramanlık eserleri gösteren/Bana âli fedekârlık dersleri hep veren/Vatan için fedayı can etmenin/Usulünü öğreten/Millet için ölmenin/Büyüklüğünü telkin eden.”
“Şehit Dayıma Mabaat: İntikamın almak için/İnliyecek semalar/İntikamın almak için/Kükriyecek denizler/İntikamın alınacak/Şehit dayımın alınacak/Şehit dayım inleme/Rahat otur/Bana bakıp/Beni öyle titretme.”
“Şehit Dayıma Mabaat: Neslimin maşrıkını bana o idi gösteren/Türklüğün sanatını bana o idi öğreten/Bunun için ben dayımı severim/Ona karşı kalbimde/Pek ulu bir hürmet beslerim.”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.