İzmir’den Ankara’ya ölüm yürüyüşü

Türk-İş Genel başkanı Şevket Yılmaz devrede, yolcular Polatlı’ya varıyorlar. Eylemi, basında duyurmaya gayret eden işçiler, Yavuz Donat’ı, Cüneyt Arcayürek’i davet ederler. Arcayürek yanlarına gelir, ama özelleştirme emri o kadar güçlü ki basında görülmezler.

İzmir’den Ankara’ya ölüm yürüyüşü
10 Temmuz 2016 Pazar 09:48

Hayati Özcan / İzmir
Vatan Partisi İzmir Sendika Bürosu Başkanı Talat Özdemir’in “Türkiye İşçi Sınıfı Tarihinde Ölüm Yürüyüşü” kitabı piyasaya çıktığı günden beri büyük ilgi gördü. Kitapta, 7 Ocak 1992 günü, işten atılan 405 işçiden 350 işçinin aldığı “ölüm yürüyüşü” kararı anlatıldı. Yıldırım Koç, önsözde yürüyüşün, Türkiye İşçi sınıfı tarihinde ön önemli eylemlerden biri olduğunu kaydetti.
Kitabın yazarı, aynı zamanda yürüyüşün önderlerinden olan Talat Özdemir’le “Ölüm Yürüyüşü”nü konuştuk.

ÖZELLEŞTİRME GÜNLERİ
İzmir Belediye Başkanı Yüksel Çakmur İşçilerin büyük çalışması ve desteği ile başkanlık koltuğuna oturdu. Ancak kısa bir süre sonra işçilerin maaşları aksatıldı ve sonunda ödenmemeye başladı. Bunun üzerine İzmirli Belediye işçileri Ankara’ya yürüme kararı aldı. O sıralarda Türkiye’deki özelleştirmeler kasırga gibi esiyordu. İzmir Belediyesi de bu fırtınaya tutulmuş, SHP’li Çakmur da özelleştirmeyi en başta savunanlardan biri olmuştu.
Özdemir kitapta yaşanan sıkıntıları şu sözlerle anlattı: “Halk perişan. 3 milyonluk şehirde hiç otobüs yok, çalışmaz. Su arızaları giderilmediği için arıza olan bölgelerde vanalar kapanıyor. Su yok, parklar sulanmıyor, asfalt dökülmüyor. Belediye hizmetleri tamamen durmuş. Vapurlar salkım saçak yolcu taşıyor. Karşıyaka Vapur İskelesinde vapur batma tehlikesi geçiriyor. Çakmur’dan ses yok! Çakmur’a kimse ulaşamıyor.”

DEMİREL ARACI
Yaşanmaz bir hale gelen İzmir’de maaşlar da aylarca alınamayınca işçiler eylemlere başladı. 8 bin işçi her öğlen belediyenin önünde eylem yapmaya başladı. İşçilere destek de çığ gibi büyüdü. Bu kalabalık bazı günler 15 bin kişiye kadar çıkıyordu. Dönemin İzmir Valisi Kutlu Aktaş, işçilerin sorunlarının çözülmesi için Çakmur’a ulaşmaya çalışsa da başarılı olamadı. SHP İl Başkanı Turan Karakaş’ın dahi ulaşamadığı Çakmur için Başbakan Süleyman Demirel de çağrıda bulundu. Demirel, kürsüden “Zincirbozan’dan Çakmur’u tanırım” diye seslense de hiçbir dönüş alamadı.
Zonguldak’ta madencilerin yürüyüşünden çok etkilenen İzmirli işçiler Ankara’ya yürüme kararı aldı. 7 Ocak 1992 günü Ata’ya saygı duruşundan sonra ilk adımı atar atmaz güvenlik güçlerinin engel oldu. “Tek sıra gideriz o zaman. İp gibi, on metre arayla yürürüz, bunu da engelleyemezsiniz ya…” dediler. Belkahve sırtlarında yürüyüş yine engellendi. Karşılarına kim çıkarsa çıksın tek cevap şu oldu: Bekleriz, ölmek için acelemiz yok!

SALİHLİ HALKINDAN DESTEK
İşçiler İzmir’in Salihli ilçesine “Kar kış ölmeyiz, biz bu yoldan dönmeyiz” sloganlarıyla girdi. Salihli halkı da emekleri için onurlarıyla yürüyen işçileri kumanyalarla karşıladı. İşçilerin esas sloganı da “Gemileri yaktık geri dönüş yok” olmuştu.
İzmir Belediye İş Sendikası 1 No’lu Şube Başkanı Özdemir o günü şöyle aktardı: “Sendika başkanları, yürüyüşün başındaydık ve hepimiz ölümü göze aldık. Ailelerimiz de biliyor, milyonlar da, basın da bize hak verdi. Vali de haklı olduğumuzu gördü. O 28 gün boyunca biz bu enerji ile ayağımız kırıldı, hastalık geçirdik, ama bir gün, bir saat bile arabalara binmeden Ankara’ya vardık. Eşi hastalanan İzmir’e gitti akşam döndü, müthiş bir yoldaşlık bağlılık içindeydik...”

SHP’Lİ OLMAMIZA RAĞMEN İŞÇİNİN YANINDA DURDUK
Dönemin SHP İl Başkanı Turan Karakaş eylemi ve Özdemir’in kitabını şu sözlerle değerlendirdi: “O zamanlar Talat Özdemir’in önderliğinde işçiler haklarını aramak için büyük bir eylem yaptı. İşçiler 15-20 gün boyunca İzmir Büyükşehir Belediyesi binasının etrafını sarmıştı. İşçiler o zaman kanunsuz eylem yapmakla suçlanıyordu. Bizler konuyu inceledik, işçilerin haklı olduğunu gördük. Ve belediyenin bizim partimizde olmasına rağmen katılma kararı aldık. Talat Özdemir’le tanışmamız o zamanlara dayanır. Bu büyük direnişin kitap haline getirilmesi çok güzel bir olay. İşçi direnişinin nasıl yapılacağını anlatan büyük bir emek belgesi. Talat Özdemir’in bu kitabı sendikacıların ve sendikaya yöneticisi olmak isteyenlerin okuması gereken belgesel değerinde bir kitap.”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.