İsmet Paşa’nın 68 Gençliği

19 Mayıs 1919 direniş günü. Gençlik günü... Direnişin lideri Atatürk’ün silah arkadaşı İsmet Paşa’nın, Kemalist-sosyalist gençliğin ayağa kalktığı günlerde Meclis’te yaptığı konuşmalar bugüne de ışık tutuyor.

İsmet Paşa’nın 68 Gençliği
15 Mayıs 2016 Pazar 11:48

Ercan Dolapçı

19 Mayıs 1919 direniş günü. Gençlik günü... Direnişin lideri Atatürk’ün silah arkadaşı İsmet Paşa’nın, Kemalist-sosyalist gençliğin ayağa kalktığı günlerde Meclis’te yaptığı konuşmalar bugüne de ışık tutuyor. İsmet Paşa’nın, 68 Hareketi’ne ilişkin görüşleri ve özellikle Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam kararının infaz edilmemesi için gösterdiği gayret takdire değer! İsmet Paşa, yaptığı konuşmalarda, 68 olaylarında gençleri anlamak gerektiğini savunarak; onlara karşı sert tedbirlerin alınmasının “yangına benzin dökülmesi olacağını” söylüyor. İşte Paşa’nın o günlere ilşikin konuşmalarındaki önemli vurgular:

‘BİZİMKİLER TAKLİT DEĞİL’
CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, 19 Haziran 1968 günü TBMM’de yaptığı konuşmada gençlerin eylemlerini değerlendirerek şunları söyler: “Üniversite öğrencilerinin isteklerini gösteren hareketler karşısındayız. Böyle hareketler Avrupa’da da görülüyor. Bizimkileri, Avrupa’dakilerinin bir taklidi veya özentisi zannetmek çok yanlış bir teşhis olur. Bizdeki hareketlerin bir önemli özelliği şudur: Hareketler tabii, umumi hayatımızdaki sosyal sıkıntıların etkisi altındadır. Fakat asıl nedenler, dertler ve istekler yüksek öğretim kadrosuna ve üniversite hayatını işleyişe değinmektedir. Bir başka deyimle, öğrenci hareketleri üniversite programlarının, idarelerinin ve sonuçlarının uyandırdığı şikayetlerin öğrenciler tarafından dile getirilmesi manzarasıdır. Üniversitelerin içindeki dertler dışarıya, kamu oyuna çıkmıştır. Hareketlerin başladığı günden beri olan idare tarzı şudur: Üniversite idareleri öğrenci şikayetlerini, az ilgilenmiş görünerek karşılamışlardır. Yavaş yavaş öğrencilerinin dertleriyle ilgileri artmak yolundadır. Halbuki, şikayetin hedefi fikri ve idari alanda doğrudan doğruya üniversite yöneticilerinin teşkil ettiği kadrodur. Şikayetlerin genişlemesi muhtelif manzaralar göstermiştir. Yürüyüşler, boykota gitmiş ve boykotlar işgale kadar genişlemiştir.” (İsmet İnönü’nün TBMM’deki Konuşmaları, C. 3, TBMM Yayınları, Ankara, 1993, s.386.)

ÜNİVERSİTE ÖZERKLİĞİNE VURGU
İnönü, zamanın Demirel hükümetinin tutumunu ise şöyle değerlendirir: “Üniversite muhtariyeti, ileri, özgür, araştırıcı bir üniversite düzeninin temel şartıdır. Her türlü hastalığın tedavisi özerklik statüsü içinde bulunabilir ve bulunmalıdır. (...) Hükümet bu olayda başından beri şiddet temayüllerine iltifat etmememekle büyük isabet göstermiştir. Öğrenciler içinde çatışmaları kışkırtarak ve destekleyerek, hareketi önlemeye çalışmak çok yanlış bir yol olurdu. Bunun gibi, öğrenci hareketleri içinde siyasi ve olumsuz kışkırtmalar aramak da çok yanlış bir davranış olur kanaatindeyim. (...) Hükümet, üniversitenin ihtiyaçlarını, bunalımlarına ve işlemesine, varlığına değinen bütün dertlerinde birinci derecede ödevli ve sorumlu durumdadır” der. (age., s. 387.)

‘SAĞ İRTİCA DAHA TEHLİKELİ’
İsmet Paşa, 17 Aralık 1969 günü yaptığı konuşmada şunları söyler: “Bugün memlekette ciddi olarak bir bunalım var. Parlomento rejimini, demokratik rejimi istemeyen, keşfetmeye çalıştığımız, aslını bilmediğimiz, kimin çizdiğini anlamadığımız meçhul hedeflere memleketi götürecek bir ihtilal rejimini tahakkuk ettirmek amacında bir cereyan var. Adeta denilebilir ki, bugün memleketin huzuru aşırı solun irticaına karşı ve aşırı sağın irticaına karşı müdafaasız bir haldedir. (...) Aşırıların güçleri var mıdır? Güçleri, her ikisinin de yoktur. (...) Bir noktaya dikkatinizi çekerim. İki aşırı irticadan ben, şimdiye kadar, aşırı sağ irticanın tehlikesine daha önem vererek işaret etmişimdir. Bu, aşırı sol irticanın zararını küçümsediğimden değildir. Aşırı sol memleketi zayıflatamaz. Ama aşırı sağ öyle değildir. Aşırı sağ memlekete sirayet eder.”

‘SUÇLULAR SOKAKTA
“Jandarma ve özellikle polis, tarafsız devlet kuvveti olarak kullanılmalıdır. Suçlu sokakta adam öldürüyor? Taksim meydanında öldürüyor, camiden çıkıp öldürüyor. Nerede bu suçlu?” diye soran Paşa, sözü gençlere getirerek, “Demokratik rejimi getirenler Atatürk’ten sonra tam 30 yıl bu devrimleri candan koruyan nesilleri bu nizam içinde, hürriyet nizamı içinde yetiştirebildiklerinden dolayı bahtiyar ve müftehirdirler. Ve bu nizamın, onlar yeminli, azimli, gözü pek bekçileridir. Rejim sahipsiz değildir. Bunu herkes iyi bilsin. Ayağını ona göre atsın. Öğretmenler, öğrenciler çoklukla bu sahiplerdendirler” der. (age., s.424-431.)

DENİZLERİN İDAMINA KARŞI
İnönü, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını idam kararının görüşüldüğü TBMM’de, 24 Nisan 1972 günü yaptığı konuşmada, “Siyasi suçlardan dolayı idam cezası yapılmasın, davasındayız. Şimdi demek ki, biz Anayasa Mahkemesi’ne müracaat etmekle suçluların cezadan kurtulmalarını istemiyoruz. İdama mukabil, müebbet ceza görebilirler. Müebbet ceza, idamdan daha hafif ceza değildir. (...) Arkadaşlarım, bir büyük cemiyetimiz bir büyük hastalık geçiriyor. Bunda gençler anarşiye müptela olmuşlardır, bunda gençler, genç yaşlarında içeriden ve dışarıdan tahriklere kapılarak genç yaşlarında büyük işler görmüş ve büyük salahiyetlerin peşine düşmüş hastalar halinde görünüyorlar. (...) Bunların cezalarını müebbet hapise çevirmeli. Ondan sonra hapis zamanlarında ıslahlarına çalışmalı. Ondan sonra sosyal tedbirler aramalı” der. (age., s.496-498.)

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.