Ho Chi Minh’in kalesi: Hanoi

Hanoi, Vietnam’ın başkenti, ülkenin kaderini değiştiren Ho Chi Minh’in kalesi. Ho Chi Minh Vietnam halkının önderi. Kolay değil, tam 90 yıl mücadele vermişler, Fransız sömürgecilerinden Japon işgalinden ve ABD emperyalizminden kurtulmayı başarmışlar

Ho Chi Minh’in kalesi: Hanoi
26 Haziran 2016 Pazar 11:46

Tülin Uygur
[email protected]

Hanoi yüksek tempolu bir şehir, sanki hiç uyumuyor. Şehir trafiğinde müthiş bir motosiklet yoğunluğu var, kaldırımlarda ise sebze, meyve, yemek satıcıları. Fransızlardan kalma pek çok kolonyal bina var. 1400 yıllarından kalma binaların dahi olduğu eski Hanoi sokakları bu şehirde keyifle dolaşılacak yerler. İpekçiler, düğmeciler, ayakkabıcılar, afiş kitap ve pulcular hepsi kendi sokağında. El sanatlarından hoşlananlar için Vietnam bir cennet. Bisiklet taksiler yaygın, etrafı görmek, kısa şehir turları yapmak için uygun. Bizi gezdiren ve geçtiğimiz yollardaki önemli gördüğü her yeri anlatan delikanlıya Vietnam savaşının unutulmaz generali Nguyen Giap’ın adını yazıp sorunca gözlerindeki mutlulukla karışan hayret ifadesi müthişti. Okulda Vietnam Savaşı’nı çok iyi öğrendiklerini söyledi. Gece saatlerinde dolup taşan barlar sokağı, “marka”lar caddesi ise “yeni” Vietnam’ın habercisi.

HOAN KİEM GÖLÜ
Şehrin merkezindeki Hoan Kiem gölü kocaman ağaçlarla çevrili bir küçük parkın ortasında yer alıyor ve bu park sabahın erken saatlerinden gecenin çok geç saatlerine kadar halkın ikinci adresi olmuş.
Gölde küçük su kaplumbağaları yüzüyor ama gölün efsanesine konu olan dev kaplumbağalardan çok az kaldığı söyleniyor. Efsane Çinlilerle ilgili tabii, Vietnam halkı 1000 yıl egemenliği altında kaldığı Çin kültüründen çok etkilenmiş, belki bu yüzden kuzeydeki bu dev komşusuna karşı dikkatli. Efsaneye göre uzun yıllar Çin’e karşı savaşan ama hep kaybeden Vietnam imparatoru Le Loi bir gün sandalıyla gölde gezerken, sudan çıkan dev altın kaplumbağa kendisine bir kılıç vermiş ve Çinlileri bu kılıçla yenebileceğini söylemiş. Ama zaferin ardından kılıcı göle geri vermesini istemiş. İmparator bu kılıçla Çinlileri yenmiş, sonra da kılıcı göle bırakmış. Bu nedenle gölün adı Hoan Kiem yani “geri bırakılan” olmuş. Gölün üzerinde karaya kırmızı bir köprüyle bağlanan yeşim adasının üzerinde 18.yy’dan kalma Ngoc Son Tapınağı var. Tapınak 13.yy’da 300 bin askeriyle Vietnam’ı işgal eden Moğol imparatoru Kubilay Han’a karşı zafer kazanan General Hung Dao anısına yapılmış. Gölde küçük bir adanın üzerinde bir de kaplumbağa tapınağı var.

SU TİYATROSU
11.yy’dan kalma ve Vietnam’a özgü bir gösteri sanatı olan su tiyatrosu ilginç bir kukla gösterisi. Sahnenin bir yanında davullar, tahta ziller, flüt ve boynuz gibi çalgılarla geleneksel Vietnam müziği yapan orkestra ve sanatçıları yer alıyor. Sahne ise bir havuz, kuklalarla suyun üzerinde pek çok küçük oyun sergileniyor, tabii Çinlileri nasıl yendikleri de! Suyun içersinde bellerine kadar muşamba giysilerle duran kukla sanatçıları bambu perdenin arkasından bu kuklaları oynatıyor.

HO CHİ MİNH’İN ANITMEZARI
Hayatını Vietnam’ın emperyalizmden kurtulmasına ve birleşmesine adayan, 1954 yılında Kuzey Vietnam olarak bilinen Vietnam Demokratik Cumhuriyeti kurulunca devlet başkanı olan Ho Chi Minh, ne yazık ki iki Vietnam’ın birleştiğini göremeden 1969 yılında hayatını kaybetmiş. Yakılmayı ve küllerinin tüm ülkeye savrulmasını vasiyet etmiş. Vietnam halkı ise “Ho amca”sının davasını ölümsüzleştirmek için O’na bir anıtmezar yapılmasına karar vermiş. 1975 yılında açılan bu görkemli anıtmezar, başkanlık sarayı, parlamento ve parti binası, bakanlıklar arasında çok büyük bir meydan olan Ba Dinh meydanında yer alıyor. Vietnam’ın değişik bölgelerinden getirilen ağaçların ekildiği bir de bahçesi olan anıtmezardaki Ho Chi Minh mumyası her yıl bakım için Rusya’ya gönderiliyor.
Ba Dinh meydanındaki bu saray, 1906 yılında Fransızlar tarafından sömürge valisi için yapılmış. Vietnam 1954’te bağımsızlığını kazanınca Ho Chi Minh, bu fazlasıyla lüks sarayda kalmayı reddetmiş. Saray bahçesinde işçilerin kaldığı bir eve yerleşen Ho Chi Minh’in kullandığı sade çalışma odası ve yatak odası pencereden izlenebiliyor.

EDEBİYAT TAPINAĞI
Vietnam’ın ilk üniversitesi olan Edebiyat Tapınağı, 1070 yılında inşa edilerek Konfiçyüs’a adanmış. Üniversite iç içe geçmiş ayrı binalardan oluşuyor, tüm ülkeden seçilen öğrenciler burada toplanarak eğitilirmiş. Başarılı akademisyenlerin adının bir kaplumbağa sırtındaki beton kitabeye işlendiği bu yatılı eğitim kurumunda öğrenciler ilk üç yılda hazırlık sonraki iki yılda da uzmanlık eğitimi alırmış. Öğrencilerin sınıfları yükseldikçe bilgelikleri de artıyormuş, bahçenin ortasındaki havuzun adı da bilgelik havuzu.

ETNOĞRAFYA MÜZESİ
1997 yılında açılan müze Vietnam’ın 54 azınlığına ait kültürel değerlerin görülebildiği bir müze. Sömürgeciler dünyanın birçok köşesinde yaptıkları gibi Uzakdoğu’da da sınırları öyle belirlemişler ki etnik gruplar birbirine komşu ülkeler arasında bölünmüş.

HA LONG BAY
Ha Long Koyu, Tonkin Körfezi’nde 1500 kilometrekarelik bir koy. Vietnamca “alçalan ejderhanın koyu” anlamına geliyor. Hanoi’ye 165 km. uzaklıkta. Toplamda 1996 ada olan zümrüt yeşili bu denizin en derin yeri 68 metre. Adaların çoğu denizden yukarıya doğru sivrilmiş tek parça kireçtaşı kayalardan oluşuyor, üzerleri yemyeşil bir bitki örtüsü ve ağaçlarla kaplı. Kayalarda sayısız mağaralar var. Balıkçılar, çok basit kulübe evleri birbirine bağlayarak kendilerine yüzer köyler kurmuşlar. Ayrıca koyda inci üretimi de yapılıyor. Doğal gaz ve petrol yatakları da olan Ha Long Koyu 1994’ten bu yana dünya mirası listesinde yer alıyor. Gemilerle adalar arasında dolaşmak, hatta gecelemek mümkün ama biraz da riskli. Amerikalıların Vietnam savaşı sırasında bu koydaki adalar arasındaki geçitleri mayınladığı ve denizde hala serseri mayına rastlama riskinin olduğu söyleniyor. Ha Long Koyu bir doğa harikası ama yüzen pet şişeler, naylon poşetler artan çevre kirliliği sorununun bir göstergesi.

TONKİN SALDIRISI
Bu bir gezi yazısı ama Ha Long Koyu ve Tonkin Körfezi, Amerika’nın Vietnam Savaşı’nı başlattığı yer olunca konuyu hatırlamakta fayda var. Hele ki günümüzde benzer senaryolarla sıkça karşılaşırken. 4 Ağustos 1964’te dönemin ABD Başkanı Lyndon B. Johnson, Kuzey Vietnam torpido gemilerinin Tonkin Körfezinde seyreden Amerikan deniz zırhlısı USS Maddox’a saldırdığını duyurarak Kongre’den “komünist saldırılara karşı” mücadele etmek için tam yetki aldı. Doğrudan Beyaz Saraydan gelen emirlerle Kuzey Vietnam hedefleri fabrikalar, yakıt depoları, şehirler, ormanlar aralıksız bombalanmaya başlandı.
1969’da başkan olan Nixon, Amerikan askerlerini savaştan geri çekme yani savaşı “Vietnamlılaştırma” sözüne rağmen, tam aksini yaparak savaşı Kamboçya ve Laos’u da içine alacak şekilde genişletti. 1971 yılında, Vietnam’da savaş tüm hızıyla devam ederken, Pentagon kaynakları Başkan Johnson yönetiminin Kongre’ye bilinçli olarak hatalı bilgi sunduğunu ortaya çıkardı. 2005 yılında ise eski bir CIA ajanı, CIA’nın Tonkin Körfezi’yle ilgili olarak Johnson’a bilerek yanlış istihbarat verdiğini ve 2 Ağustos 1964’te ilk ateş edenin Kuzey Vietnamlılar değil, Amerikan Maddox zırhlısı olduğunu ifşa etti. 4 Ağustos’ta ise hiçbir şey olmamıştı.
Bu savaşının bilançosu ağır oldu. Vietnam gerillalarını saf dışı bırakmak için ormanları yok etme operasyonunda kullanılan Portakal gazı sadece doğayı değil köylüleri de yaktı kavurdu, napalm bombaları, köyleri içindeki insanlarla birlikte yok etti. Savaş boyunca II. Dünya Savaşı’nda kullanılan bombaların tam iki katı yani 7 milyon ton bomba kullanıldı. 1,4 milyon Vietnam gerillası, 3 milyon sivil Vietnamlı öldü, 500 bin bebek sakat doğdu, 58 bin Amerikan askeri de ülkesine siyah ceset torbalarında gönderildi. Amerika bu yenilginin ardından savaş stratejilerinde büyük bir değişiklik gerçekleştirdi. Gerillalara karşı başarı kazanamayan aksine uyuşturucu batağında ahlaki ve moral çöküş yaşayarak başarılı olamayan hantal asker çoğunluğunu terk etti. Yerine hızlı, vurucu ve sonuca odaklı hareket edecek, daha az masraf gerektirecek, yüksek teknolojiye dayalı istihbarat -iletişim-silah üçgeninde uzmanlaşacak özel kuvvetleri kurdu. 1991 Kuveyt savaşı, 2001 Afganistan, 2003 Irak ve 2011 Suriye savaşlarının stratejik temelinde Vietnam ormanlarının, Cu Chi tünellerinin, Tet saldırısının hatta tümüyle Vietnam savaşının etkisini görmek mümkün.
Tonkin saldırısı üzerine “hiçbir şey bağımsızlık ve özgürlük kadar değerli olamaz” diyen Ho Chi Minh yolunda ilerleyen ve savaşan Vietnam halkı Amerika’ya tarihinin en büyük kaybını tattırdı. Şimdi sıra Ortadoğu halklarında! Bir sonraki yazımızda Luang Prabang’da buluşmak üzere...

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.