'1 Mayıs’ı Anadolu’ya taşıyoruz'

‘Üyelerimiz güvenlik güçleriyle çatışmaya girerek 1 Mayıs kutlama taraftarı değil. Bu nedenle sorunlarımızı yüksek sesle konuşabildiğimiz hükümete ve işverenlere eleştirilerimizi yapabildiğimiz bir meydanı 1 Mayıs alanı olarak görüyoruz.’

'1 Mayıs’ı Anadolu’ya taşıyoruz'
01 Mayıs 2016 Pazar 12:45

Sinem Gülcan / Ankara

Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, gazetemizin işçi sınıfının 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Dayanışma ve Mücadele Günü’ne yönelik sorularını yanıtladı. Bazı konfederasyonların 1 Mayıs’ı Taksim’e hapsettiğini söyleyen ve bu durumu eleştiren Arslan, Hak-İş’in 1 Mayıs’ı Anadolu’ya taşımaya çalıştığını belirtti. 1 Mayıs’ı bu yıl Sakarya’da kutlayacaklarını kaydeden Arslan, işçi sınıfının sorunlarından ülke sorunlarına kadar bütün sorunların alanda ele alınacağını ifade etti.
 
| Emek ve Dayanışma Günü’nde diğer konfederasyonlarla ortak kutlama için neden birlik sağlanamadı?
Aslında biraz geriye gitmek gerekiyor. Esasen biz 1980 darbesinden sonra 1 Mayıslara yönelik getirilen yasaklamalar maalesef uzun süre devam etti. İlk defa biz zannediyorum 1992 yılıydı SHP Genel Başkanı merhum Erdal İnönü’nün katıldığı ilk ortak 1 Mayısı kutladık Karayolları Genel Müdürlüğü’nde. O zamana kadar 1 Mayıslar konusunda ciddi bir önyargı ve yasak vardı. 1980 sonrasında 1990’lı yılların başında Hak-İş, Türk-İş ve DİSK birlikte ilk 1 Mayıs’ı Karayolları Genel Müdürlüğü’nde kutladık. Tabi üç konfederasyonun salonda da olsa birlikte 1 Mayıs’ı kutlama çalışmaları bizim için önemiydi. Zamanla 1 Mayıslarda Emek Platformu bünyesinde İstanbul’da, İzmir’de, Ankara’da Türk-İş, DİSK, Hak-İş ve daha sonraları KESK’in de katıldığı ortak kutlamalar yaptık. 2008’e kadar aslında 1 Mayıs konularında ortak çok kutlama yaptık.
2008’den sonraki süreç Taksim tartışmalarının gölgesinde kaldı. Hak-İş baştan beri ortak kutlamalarda hiçbir zaman tavır içerisinde olmadı. Her zaman birlikte kutlama konusunda destek olduk. Ama 2008’den sonra konu Taksim üzerinde yoğunlaşınca ikiye ayrılmış oluyorsun. Bir kesime göre mutlaka Taksim olacak. Taksim alanı kapatılınca bütün alanlar 1 Mayıs’a kapatılmış gibi oluyor. Taksim’in hatırasına sahip çıkma, Taksim’de 1977’de yaşanan ölümlerin hatırlanması adına onların faillerinin bulunamamasından kaynaklı bir tepki olarak Taksim’de ısrar ediliyor. Bütün bunların haklı nedenleri olabilir, insanlar Taksim’i mabet olarak görebilir, Taksim’in dışındaki alanlarda kendileri açısından 1 Mayıs’ın meşru olmadığını da söyleyebilirler. Bunlara saygı gösteririm. Ama biz meseleye böyle bakmıyoruz.
 
‘TAKSİM TARTIŞMASI BİR ŞEY KAZANDIRMAZ’
Eğer işçilerin, emekçilerin 130 yıldır süregelen bir 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü bir alana hapsedersek burada kim kazanır? Taksim tartışmaları işçi hareketine ne kazandırır? Taksim’i tartışmak, Taksim’de 40 yıl önce yaşanmış o acı olayın faillerinin bulunamamasına karşı tepkileri anlayışla karşılıyorum. Biz de her yıl sembolik de olsa Kazancı Yokuşu’na ölenleri anmak adına karanfil bırakıyoruz. Taksim alanına çelenk bırakıyoruz. Ama bir gerekçeyi kabul edersiniz, etmezsiniz. Makul karşılarsınız karşılamazsınız. Ortada devletin, hükümetin, valiliğin aldığı bir karar oluyor. Diyor ki ‘Biz şu gerekçelerle bu alanı kutlamaya açmıyoruz’. İzin talep ediyorsun, vermiyor. Bir karar vermek zorundasın.
Ya buna rağmen orada 1 Mayıs’ı kutlamak için mücadele edeceksiniz ya da başka alanlarda kutlayacaksınız. Biz ikinci yolu tercih ediyoruz. Bizim üyelerimiz polisle, askerle, güvenlik güçleriyle çatışmaya girerek bir 1 Mayıs kutlama taraftarı değil. Bunu istemiyorlar. O zaman biz onlara gerçekten sorunlarımızı yüksek sesle konuşabildiğimiz, hükümete ve işverenlere eleştirilerimizi yüksek sesle yapabildiğimiz, olumlu olumsuz bulduklarımızı kitlelerle bir arada paylaşabildiğimiz bir alanı, biz Taksim alanı ne kadar meşru ve 1 Mayıs alanı ise o alanı da biz 1 Mayıs alanı olarak görüyoruz.
 
| Hak-İş merkezi kutlamayı büyük şehirlerde değil de neden Sakarya’da yapma kararı aldı?
Sakarya bizim konfederasyonumuzun yoğun etkinliğinin olduğu illerden bir tanesi. Bu sene 1 Mayıs’ı kutlamayı düşündüğümüz birkaç il daha vardı.
Çay işçileriyle dayanışma içinde olmak için Rize veya Trabzon’da 1 Mayıs’ı kutlayıp kutlamama tartışması yaptık.
Her yıl 1 Mayıs’ı nerede kutlayacağımızı tartışırken hem o senenin, o dönemin şartlarını dikkate alıyoruz hem de Anadolu’ya 1 Mayıs’ı taşımaya çalışıyoruz. Bu sene de Sakarya’dayız. Hem sanayi bölgesi olarak, hem Marmara Bölgesi’nin en yakın alanlarından birisi.
Sakarya alanı büyük bir alan. Hak-İş olarak bütün dünyaya, ülkemize hem barış türkülerimizi hem de sorunlarımızı yüksek sesle paylaşacağız.
 
‘TERÖRE KARŞI ORTAK BİR TAVIR KOYACAĞIZ’
| İşçi sınıfının en acil talepleri nedir?

Tabi sorunlarımız çok aslında. Örgütlenmeden tutun işsizliğe kadar, kayıt dışılıktan tutun iş cinayetlerine kadar esasen çalışma hayatının çok ciddi, hem küresel ölçekte ülkemize yansıyan sorunlar var hem de ülkemizin kendine özgü benzer sorunları var. Bu sorunları her platformda dile getiriyoruz.
Bu yıl ki en önemli gündemlerimizden bir tanesi taşeron işçilikle ilgili yeniden düzenlemeler. Konfederasyonumuzun yarısının etkilendiği bir durum.
Bunun öncelikli olarak altını çizeceğiz. İkincisi özellikle yine bazı sendikalarımızın mevsimlik, geçici işçilerle ilgili sorunları var. Çayda, ormanda ve belediyelerde geçici mevsimlik işçilerin kadro sorunları var, çözemedik.
Tabi terör Türkiye’nin en önemli ve en can yakıcı sorunları arasında gelmekte. Teröre karşı ortak bir tavır koyacağız.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.