Yörüklerin romanı

“Son Göç” romanında, Yörüklerin yaylalara son kez göç edişlerinin acıklı öyküsünü anlatılır. Çünkü devlet artık onların yerleşik düzene geçmelerini zorunlu kılmaktadır. Bundan böyle, davarlarını, sığırlarını, develerini satıp toprak alarak bir yere yerleşmeleri gerekmektedir. Yüzyıllardan beri süregelen yaşantılarını, geleneklerini bırakmanın sıkıntısını yaşamaktadırlar

Yörüklerin romanı
31 Ekim 2015 Cumartesi 15:05

Hasan Akarsu

Son Göç” romanında, Yörüklerin yaylalara son kez göç edişlerinin acıklı öyküsünü anlatılır. Çünkü devlet artık onların yerleşik düzene geçmelerini zorunlu kılmaktadır. Bundan böyle, davarlarını, sığırlarını, develerini satıp toprak alarak bir yere yerleşmeleri gerekmektedir. Yüzyıllardan beri süregelen yaşantılarını, geleneklerini bırakmanın sıkıntısını yaşamaktadırlar
Yazar Muhammet Güzel, 1956’da Torosların uzantısı, Sultan Dağları’nda doğan Honamlı Yörüklerinden olup oralarda yaşar ve 1969’da Manavgat’ın bir köyüne yerleşir. 2005’te devlet memurluğundan emekli olur. “Özgürlüğe Yörüktük” (1996), “Sisyazı” (1997), “Düş Nöbeti” (2007) adlı yapıtlarına bir yenisini ekledi: “Son Göç”. Bu yapıtında Yörüklerin yaylalara son kez göç edişlerinin acıklı öyküsünü anlatır. Çünkü devlet artık onların yerleşik düzene geçmelerini zorunlu kılmaktadır. Bundan böyle, davarlarını, sığırlarını, develerini satıp toprak alarak bir yere yerleşmeleri gerekmektedir. Yüzyıllardan beri süregelen yaşantılarını, geleneklerini bırakmanın sıkıntısını yaşamaktadırlar.
“Son Göç” romanında birbirileriyle geçinemeyen iki Yörük ailesi anlatılır. İlki, Gökçe Nine ile Koca Mehmet’in ailesidir. Çocukları Hasan, Hüseyin, Kadir, Osman, Sultan, torunları, Elif, Efe, Mehmet, Onur, Gökçe, Ümmü tanıtılır. İkincisi zıt bellenen Aksi Ali’nin ailesidir. Zıt bellenmesinin nedeniyse Aksi Ali’nin Gökçe Nine’yi gençliğinde sevdiği halde alamaması, onun Koca Mehmet ile evlenmesidir. Onun oğlu İsmail, gelini Güllü ve torunları Bülbül, Faruk ve Ali’dir.
İki zıt aile
Koca Mehmet’in torunlarından Efe ile Elif, Yörük geleneklerine bağlıdır, kılkeçi çobanlığını severek yaparlar. Gökçe Nine, geleneklerin sürdürücüsü olup saygınlığıyla bilinir, Umay Ana’ya bağlıdır, sözünden çıkılmaz. Torun Mehmet, askerden gelince ilkokuldan beri sevdiği Bülbül ile evlenmek ister. Aksi Ali’nin, torunu Bülbül’ü, zıt bellediği bu aileye vermeyeceği bilinir. Mehmet için tek yol vardır Bülbül ile kaçmak. Aile büyükleri kaçış planını yapar, jandarmaya karşı önlem alır. Bülbül’ün yaşı tutar ve kendi isteğiyle kaçar, yasal engel kalmaz. Gizlice nikâh da kıydırırlar. Bülbül’ün Mehmet’le kaçtığını duyan ailesi ayaklanır. Aksi Ali, Gökçe Nine’nin çadırını basar, silah kullanır. Bir şey yapamadan yakalanıp bağlanır ve jandarmaya teslim edilir. Sonrası gelir ve serbest bırakılması için Bülbül’ü bağışlaması istenir. Her şey planlandığı gibi gerçekleşir. Kaçan gençler ortaya çıkar, gelenek gereği kız istemeye gidilir, düğün kararlaştırılıp yapılır. Düğün gelenekleri yerine getirilir. Aksi Ali çadırı terk eder, başka yerde yaşar.
Yaylaya son göç
Yörüklerin en büyük derdi yaylaya son kez göç edecek olmalarıdır. Bir dama, eve kapanmayı göze alamazlar. Torun Efe’nin keçisi Karaüzüm’ün oğlağı olur, adını Kozalak koyarlar. Oğlak yeni süt emerken annesi Karaüzüm’ü bir kamyon şoförü kaçırır. Oğlağı inek sütüyle beslerken, oğlağı ölen başka bir keçiye emzirterek büyütürler. Torunlar kasaba okuluna eşekle gidip gelirler. Süleyman Öğretmen Efe’den Kozalak’ı sınıfa getirmesini ister. Canlılar arasındaki benzerlikleri yaparak yaşayarak öğretir.
Deve Yörüklerin süsüdür. Satmaya kıyamazlar. Traktöre alışmakta zorlanırlar. Toprak almak, ev yapmak için davarların parası yetmez. Gökçe Nine, Efe’ye Yörüklerin çektiklerini anlatır:”…Yoldan geçen, muhtarların, kır bekçilerinin, ormancıların, belediyecilerin, her zaman birer kurbanlık haraç aldığını da biliyorsun değil mi? Ama hep bu dağlardayız. Hep ayaktayız. Doğamızla, inançlarımızla, törelerimizle bu dağlardan Yörüklerin, Yörüklüğün sesini selenini hiç eksiltmeden bugüne geldik, bunu da biliyorsun değil mi?” Devlet keçiye düşman, ormanı yok ediyor diye. Oysa turizmciler daha çok zarar verir ormana. Üstelik kılkeçileri ormandaki fazlalıkları temizleyip yararlı da olur.
İlerici Gökçe Nine, devrimci Yörük Osman
Yazar, romanda Gökçe Nine’nin kimliğinde ilerici özelliklerini de yansıtır. O, Halkevlerinde tiyatro ve film de izlemiştir. Kapatıldıklarına üzülür. Televizyon programlarının sığlığını bilir. Yörük Osman, devrimci olmanın acısını çeker. Çocukları Deniz ve Eylem ilericiliğin simgesidir.
Yazar Muhammet Güzel, “Son Göç” romanında Yörükler’in yüzyıllarca süren yaşantılarına tanıklık ederken, geleneklerini yansıtırken, onların yeni bir düzene geçişte nasıl zorlandıklarını başarıyla anlatır.

Son Göç
Muhammet Güzel
Tekin Yayınevi
367 s.  

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.