Yaşanılanlar gezegeni

Geçtiğimiz haftalarda Kırmızı Kedi Yayınevi etiketiyle “Kedilerin, Martıların ve Delilerin Zamanı” öykü toplamı okurlarını karşıladı.

Yaşanılanlar gezegeni
18 Aralık 2015 Cuma 13:34

Geçtiğimiz haftalarda Kırmızı Kedi Yayınevi etiketiyle “Kedilerin, Martıların ve Delilerin Zamanı” öykü toplamı okurlarını karşıladı. Gaziantepli yazar Işıl Özgentürk aynı zamanda “Al Gözüm Seyreyle” başlığı altında Cumhuriyet’te köşe yazarlığı yapar. Akılda canlanan Cumhuriyet’teki yazıları ve 1992 yılında 11. İstanbul Festivali Jüri Özel Ödülü aldığı “Seni Seviyorum Rosa” adlı filmidir. Ancak göz ardı edemeyeceğimiz bir şey vardır: Öyküleri...
On dokuz öyküsünü topladığı “Kedilerin, Martıların ve Delilerin Zamanı”nda duygu yoğunluktadır. Bu duygu yoğunluğunun bilinç akışını olayların seyrine göre değişir. “Ve Balerin Dans Ediyordu” öyküsü, uzun bir öyküdür. Birçok olayı birbirine zincirleme olarak yaşanmaktadır. Okurken olaydan olaya atladığınızı değil de aynı anda birden çok farklı yerde olaya dahil olmuşuz gibi bir yoğunluğun içinde buluruz kendimizi. Bu da başımızı öyküden kaldırdığımızda şaşkınlık yaratır yüzümüzde.
Gazeteci olmanın vermiş olduğu bir duyarlılık var öykülerinde. Film sahneleri gibi geçiş yapar. Her bir sahnede hatta şipşak bir fotoğrafta dahi bambaşka hikâyeler doğuyor. Her doğumların gerisinde ise dram... Ölüm oruçları, savaşlar, hapishaneler, 12 Eylül dönemi, sorgu işkenceleri, sürgün edilenler, masum çocukların öldürülmesi, AIDS’ten ölen insanlar, işçiler, işçi grevleri, çocuk işçileri gibi sayamayacağımız kadar birçok konular öykülerinde tanıdık görüntüler olarak karşımıza çıkar.

ÖYKÜLERİNDE AŞK İZLEĞİ
Işıl Özgentürk’ün bu öykülerin geneline baktığımızda aşk izleği daha baskındır. Her bir öyküsünde aşkın kıyısından ucundan mutlaka geçmiştir. Halk söylenceleri, halk masalları tadında anlatılan bu aşklar, zihinde kalıcılığını artırıyor. Kitabın kapağını kapadığımız vakit en vurulduğumuz bir aşk, öykünün bitiminde muhakkak kendisini hatırlatır.
Öykülerinde masal tadı alacaksınız. Köklü bir halk birikimine sahip olan Işıl Özgentürk, öyküye sindirebilmiş ve ortaya modern görünümlü geleneksel tadı veren öyküler çıkarmış. Okurken sıkılmıyorsunuz. Damarı sağlam tuttuğu bu kültürel birikimiyle öykülerinde duygu yoğunluğunu hat safhaya ulaştırmış.
Keyifle okunası bir kitap. Üstelik Sennur Sezer’in Işıl Özgentürk’e yazdığı bir mektubu vardır Evrensel’de yayımladığı. Aynı zamanda bu mektuba “Perşembe Mektupları”nda da ulaşabilirsiniz. Ve Sennur Sezer Işıl Özgentürk için yazdığı satırları da eklemek istiyorum.
“Sen duygularını çok net yansıtıyorsun yazdıklarına. Böylesi bir özelliğim olmasını nasıl da isterdim.”
Sennur Sezer’in de belirttiği gibi öykülerine yansıttığı bu duygular ile okurunu hiç zorlanmadan içine çekiveriyor. Bu kolaylık hem güven verirken hem de sorgulatıyor. Bir öyküye dahil olmak bu kadar basite indirgenmeli mi diyerek...
Sinema yazarlığınca tanınan, bilinen Işıl Özgentürk, öykücü yanıyla da zenginliğini, çok yönlülüğünü bir kez daha fısıldadı okurlarına.
“Kedilerin, Martıların ve Delilerin Zamanı”nda içinize dair parçalar bulacağınız bu öykü kitabında, yaşanılanlar gezegeninde geride kalanların bıraktıklarını tekrar tekrar hissedeceksiniz.

Kedilerin, Martıların ve Delilerin Zamanı
Işıl Özgentürk
Kırmızı Kedi Yayınevi
117 s.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.