Sayfalarda bir yeryüzü panoraması

Şiirlerini renkleriyle yazan, renkleri ise şiirleştiren Bedri Rahmi, Metin Eloğlu, Oktay Rifat, İlhan Berk, Komet, Necmi Zekâ, Metin Altıok gibi ve bunun yanında listeye dâhil olacak birçok şair geçti Türkçe şiir dünyasından.

Sayfalarda bir yeryüzü panoraması
04 Aralık 2015 Cuma 14:38

Nazlı Yıldırım

Görüntülerle, renklerle, evrenle bağı oldukça güçlü bir zemin üzerine kurulu “Rüzgâr Kuyusu”nun şairi Dilek Değerli, 1961 yılında Konya’da doğdu. İlk şiir kitabı “Salyangoz İzi” Artshop Yayınları’ndan çıktı. Diğer şiir kitapları; “Gece Kelebeği” (Çekirdek Sanat Yayınları, 2007), “Yorgun Ruhlar Korosu” (Hayal Yayınları, 2012). Dördüncü şiir kitabı olan “Rüzgâr Kuyusu” ise Hayal Yayınları’ndan çıktı. Bunun yanında çeviri kitaplarıyla ve açtığı birçok resim sergisi ile çok yönlülüğü dikkati çeker.
Daha evvel yayınlanmış şiirlerinin aksine “Rüzgâr Kuyusu”, yalınlığı ve sakinliği ile kuşatılmış. Tek tek bir konu içinde kategorize edememenin zorluğu, zengin imgeleriyle çağrışımı bol şiirler olmasıdır. Her bir imgeden, her bir dizeden, her bir şiirden okuru farklı dünyalara iter. Asıl güçlük buradan doğmaktadır. Bu güçlüğü aşmanın yolu ise şairin bohçasını kurcalamaktan geçer. Şiiri anlamanın ve anlamlandırabilmenin hazinesi şairin birikimindedir.
Dilek Değerli’nin şiirleri adeta bir doğa sözlüğüdür. Sınırı zorlayan, çoksesli, özgün bir içerikle dolu. “Rüzgâr Kuyusu”, mekân ve zaman kavramından soyutlanmış, çağdaş bir yeryüzünün panoramasını sermiş sayfalara. Bu panoramaya baktığımız vakit, titiz çalışmanın terini, kurgudaki anlam ve sesi fazlalıklardan arındırmış, duru şiirler görürüz. Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın dediği gibi “en az sözcükle” yazılmış şiirler.
Şiirlerini kadına ve topluma duyarlı bir dil ile yapılandırmış. Sadece doğanın sunduğu zenginliğini salt bir zenginlik ile değil, bu zenginliği yaralayan her şeyi içine katmış. Ölümü, hüznü, acıyı, çatışmayı, zedelenmeyi görürüz. Evrenin kucakladığını toplum dışlıyor ve bu dışlanmanın sıkıntısı, azınlığıdır da şairin şiirleri.

“Uzun bacaklı kuşlar kadar tedirgin kadın
güneşe küskün bir salkımsöğüt sanki
ılık bir bakış arar suyun çizgili yüzünde.”

Şiirlerini renkleriyle yazan, renkleri ise şiirleştiren Bedri Rahmi, Metin Eloğlu, Oktay Rifat, İlhan Berk, Komet, Necmi Zekâ, Metin Altıok gibi ve bunun yanında listeye dâhil olacak birçok şair geçti Türkçe şiir dünyasından. Resmin imge zenginliğini çoğaltan ve bu çoğulcu yanıyla şiir sanatını üstün tutan şairlerdi. İşte bu şairlere katılan, görmenin dilini hem şiirde hem resimde özgünleştiren bir şair de Dilek Değerli’dir. Suyun görüntüsü kadar saydam bir yaşamın sınırsızlığı ile süzülmüş bir gözle yazılmış “Rüzgâr Kuyusu”.
Behçet Necatigil; “Birçok şiirler, varlıklarını duyuramaz, kendilerine bir elin uzanmayışına sessizce katlanırlar,” der. Kuyunun sessizliğine gömülmeden bu rüzgâra kulak verilmeli...

KENDİNDEN GEÇİŞ
Bir sessizliğin kalbini dinlemekle başlar şiir
göğü deniz, yıldızları yakamoz yaprak
uzun bakışlı bir kayaya uzanır karınca
ışığın kanatlanıp rüzgâra karışmasıdır beklediği.

Uyanık bir uykuyla
suskun çayırlar boyu
yanına uzandığımız şiir
bulutlara kaçırır saydam bir çocuğu.

Çerçevesiz dilin yaktığı dallarda
oturur kırmızı
annesiz bir sözcüğü avutur bazen
beyaz ve dilsiz bir uykuyla.

Rüzgârın yankısıyla sevişir karşı dağlar
sarhoş olunca yaseminle
sevdiği bahçelere gider rüzgâr
sızacak kuyu ağzı bulmaya.  



Rüzgâr Kuyusu
Dilek Değerli
Hayal Yayınları
115 s.



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.