Berrak Yurdakul: Yaraları görmezden gelmeyelim
27 Kasım 2015, 14:57 0
Berrak Yurdakul: Yaraları görmezden gelmeyelim
Ego, insanı uyanma çabasından alıkoymak için bütün silahlarına davranır. Üstelik onun eli kuvvetlidir. Çok sayıda ve çok güçlü silahlar vardır. Tembellik, sabırsızlık, melankoli, depresyon, boş vermişlik, şüphe, erteleme, kendini kandırma ve kendini yargılama bu silahlardan bazılarıdır. Zihin de eğitileceğini anladığı zaman direnmeye başlar. Düzeninin bozulmasını istemez, değişmek istemez, tahtının sarsılmasını katiyen istemez. Zihniniz “Ev Yapımı Bir Paraşüt” kitabını okumanızı istemez, bu röportajı okumanızı istemez.
Kadın ve Tomris Uyar
27 Kasım 2015, 14:54 0
Kadın ve Tomris Uyar
Tüm yazılarının içinde Tomris Uyar, inceliğini gösterir. Onun inceliğini anlatabilmek, sanatını anlatabilmekle özdeş. Feminist bir kadının güzelliğini, sanatçının güzelliğini ya da sadece güzeli anlatabilmek bile çok güçtür. Bunca yazar ve şair, bu güzelliği anlatmaya çalışırken sanatçı olmuştur.
Yaşamın belleğine el uzatan öyküler
27 Kasım 2015, 14:52 0
Yaşamın belleğine el uzatan öyküler
Her öyküde farklı bir sesle karşılaşırız. Her farklı ses, içimizde daima çalkalanacak iz bırakır. “Çok Fazla Hava”da ayakkabıya yapışan, ölen işçinin saçlı bir deri parçasının utancını, “Üç Çeyrekte Füg Gölü”nde taksicinin mezbahalarda yaşadığı ölüm acısını ve Rafet’in “Ay’a doğru sür,” deyişindeki bilinç kaybını, “Akvaryum”da on dokuz balığın ölümüyle yayılan boşluğu, “Ammo’ya Bir Tabut”ta intiharınsuçlu bakışlarını, “Eski Bir Yara”da yitirilen bir hafızanın sancısını, “Hanse-lin”de çalmayan kapının ardındaki bisküvinin kıtır sesini düşürüyor içimize
Hayal gücü kasırgası
27 Kasım 2015, 14:49 0
Hayal gücü kasırgası
Tarif etmekte oldukça zorlandığım bir kitaptan söz edeceğim sizlere... Tarifi zor, çünkü şimdiye kadar okuduğum kitaplara benzemiyor, ne kurgusuyla ne de hikayesiyle... Yazarın tanımına göre, bu tarz “fuga hacia adelante” yani “ileriye doğru uçma” olarak adlandırılıyor. Tamamen doğaçlamaya dayalı ve oldukça özgün bir yapı kurmuş yazar.
Sanal çoğunluk, hakiki yalnızlığı mı doğuruyor?
27 Kasım 2015, 14:39 0
Sanal çoğunluk, hakiki yalnızlığı mı doğuruyor?
Bir yemek fotoğrafı bulup internetten, paylaşıyoruz ve ‘hepimize afiyet olsun’ diyoruz ama asla birlikte yemek yemiyoruz. Metropol hayatlarımızın gündelik kalabalığı ile hayatımıza aldığımız kişilerin sayısı birbirini tutmuyor çoğu zaman. Ve sosyal medya mecralarında genellikle kalabalığız. İletişim çağındayız ve çevrimiçi olmak çok kolay. Bunlar muhteşem kolaylıklar. Fakat bazen öyle şeyler gözlemliyorum ki ürküyorum.
Kentsel dönüşüme dair bir parodi
27 Kasım 2015, 14:35 0
Kentsel dönüşüme dair bir parodi
Süreyyya Evren’in ismindeki üç tane “y” harfi ise bir hatalı yazım sonucu değildir. Cemal Süreya’nın gereksiz bulduğu için isminden attığı “y” harfini Süreyya ismine ekleyerek Süreyyya olmuş; böylece de bu ilk özgün itaatsizlik eylemini edebiyata mal etmeyi bilmişti.
27 Kasım 2015 Aydınlık Kitap Eki
26 Kasım 2015, 17:44 1
27 Kasım 2015 Aydınlık Kitap Eki
Her Cuma Aydınlık Kitap günü... Bayinizden istemeyi unutmayın
Coğrafya kaderdir
21 Kasım 2015, 23:12 0
Coğrafya kaderdir
Yazar, “Seki’nin Mor Menevşeleri” yapıtında, Fethiye ve yöresinin geleneklerini, kültürünü, yaşam biçimlerini, halkla ilişkilerini başarıyla yansıtıyor ve geleceğe taşıyarak, halk kültürümüze önemli bir katkıda bulunuyor.
‘Unutulan Beyin’
21 Kasım 2015, 23:10 0
‘Unutulan Beyin’
“Unutulan Beyin” denmesinin nedeni, beyin check-up’ı (çekap) yapılma yöntemiyle ilgili. Gelişigüzel verilen ilaçlar hastaların beynine çok zarar veriyormuş. Bu yüzden en uygun ilacı bulma yönteminin araştırılması son derece önemli hale gelmiştir.
Dünden bugüne kurumsal İslam
21 Kasım 2015, 23:07 0
Dünden bugüne kurumsal İslam
İslam dünyasına hükmeden “kurumsal İslam” anlayışının cesaretle gözler önüne serildiği bu eser, bugünün siyasal İslam anlayışının beslendiği kaynakları görmek bakımından da bir rehber niteliği taşımakta.
Mahsa Mohebali’nin yasaklanan kitabı
21 Kasım 2015, 23:05 0
Mahsa Mohebali’nin yasaklanan kitabı
Mahsa Mohebali İran’da yaşayan bir kadın, bir yazar. “Aşkı Dipnotlarda Yaşamak” adlı kısa öykülerden oluşan kitabı 2004 yılında İran’da yayımlandığında büyük yankı uyandırdı. Kitap, ülkenin en itibarlı edebiyat ödüllerinden Golşiri Ödülü’nün sahibi oldu. Eserin İran’da aynı yıl yapılan üçüncü baskısının ardından yayını durduruldu. Aradan geçen yıllar içinde farklı dillere çevrilse de kendi dilinde hâlâ yasak.
Sanatta bir dönüşüm: Gotik
21 Kasım 2015, 23:02 0
Sanatta bir dönüşüm: Gotik
Başta mimari olmak üzere, heykel, duvar kâğıdı, mobilya, resim dallarında Gotik hareketi, çağdaş estetikle ilgili oluşumlara paralel biçimde sürdürerek kuramsal tabana oturtan ve böylece sanat tarihinde “Sanatlar ve Zenaatlar” diye bilinen olguya öncülük yapan bu iki düşünür, bir canlandırma üslubunun ana hatlarını çizmekle kalmadılar, “Mimarlığın yedi lâmbası” kitabıyla, “çağdaş Gotik”in dayandığı estetik zeminin belirlenmesinde de etkili oldular.
Şiirlerden büyük suskunluğa
21 Kasım 2015, 22:57 0
Şiirlerden büyük suskunluğa
Ağır dizelerin şairi Pound, bir zaman sonra hafiflettiği sanatına rağmen taraflı tarafsız herkesin ilgi odağı olmayı sürdürdü. Yirminci yüzyılın en çok tartışılan isimlerinin başında gelen Pound, edebiyatı ve sanatı, milletler boyutuna indirgememesi ya da sanat ile edebiyatı üst yapı gibi görmesiyle de nam saldı.
Eski saatler, alaturka zamanlar
21 Kasım 2015, 22:56 0
Eski saatler, alaturka zamanlar
Beşir Ayvazoğlu’nun “Saatler, Ruhlar ve Kediler”de saatler üzerine yazdığı nefis yazı bizi, sessizliğinin altını o eski alaturka saatlerin çizdiği, “dursalar odanın kalbinin durmuş gibi olduğu” köşklere, konaklara, cumbalarından sokağa taşan eski İstanbul evlerine, cismi gitmiş ismi kalmış muvakkithanelere konuk ediyor.
Bilimsel açıdan Şeyh Sait’ten Dersim’e
21 Kasım 2015, 22:53 0
Bilimsel açıdan Şeyh Sait’ten Dersim’e
Türk siyasetine çokça malzeme olmuş olan Şeyh Sait isyanını yazar tarihsel açıdan Türk modernleşmesinden itibaren ele almıştır. Tanzimat dönemindeki merkeziyetçi yapıyı güçlendirme düşüncesi ve bunun uygulama arayışları, doğal olarak aşiret yapılarını tahrip etmeye başlamış ve bölgede bürokratik mekanizmaların kurulamaması, sosyolojik bir olgu olarak şeyhleri ve kurum olarak tarikatları ön plana çıkarmıştır.
Her yazar okurunu arar
21 Kasım 2015, 22:49 0
Her yazar okurunu arar
Akla karşı oynanan oyunları çözemeyen, oyunu yaşamın gerçeği noktasında kavrayamayan topluluklar sömürüye açıktır. Kitapsız bilenden, kitapla bilen ve kitap yazabilen toplumlara geçiş kitap okumakla başlayacaktır. Takdir okurun olsun.