Hititlerin Atatürk’ü

‘Şuppiluliuma’ Anadolu’nun bin tanrılı kralı! Hiç duymadığımız bir isim! Kimdi o? Bundan en az 3 bin 500 yıl önce Anadolu’nun göbeğinde Hattuşa isimli başkenti olan bir devletin, Hitit Devleti’nin kahraman kralı idi o. Hititlerin Atatürk’ü, diyor yazar! Onun yaşam öyküsünü kendinden sonra kral olan oğlu Murşili yazmış. O yalnız kendi hatırladıklarını değil babası zamanında onun hakkında yazılanları da koymuş aralarına. Tarihte ilk anı kitabı, diyebiliriz buna

Hititlerin Atatürk’ü
04 Aralık 2015 Cuma 14:26

Muazzez İlmiye Çığ

Sayın Nurdoğan Gülen’in “Şuppiluliuma” kitabını bir solukta okumuş son derece ilgilenmiş, onu okuyucularıma tanıtmak için bir yazı yazmayı istemiştim. Fakat araya giren işler dolayısı ile unutuyor, sonra yine hatırlıyor, ama yine kalıyordu. Yaşımın çok ilerlediği şu günlerde onu tekrar hatırlayarak hemen yazmaya başladım.
“Şuppiluliuma” Anadolu’nun bin tanrılı kralı! Hiç duymadığımız bir isim! Kimdi o?  Bundan en az 3 bin 500 yıl önce Anadolu’nun göbeğinde Hattuşa isimli başkenti olan bir devletin, Hitit Devleti’nin kahraman kralı idi o. Hititlerin Atatürk’ü, diyor yazar! Onun yaşam öyküsünü kendinden sonra kral olan oğlu Murşili yazmış. O yalnız kendi hatırladıklarını değil babası zamanında onun hakkında yazılanları da koymuş aralarına. Tarihte ilk anı kitabı, diyebiliriz buna. Yazarımız da ayrıca başka belgelerden yararlanarak yalnız bu kral zamanında olan siyasal, sosyal olayları tatlı bir üslupla anlatmış bize.  Bu öyküler Sumerlilerin icat ettikleri çiviyazısı dediğimiz yazı ile kil tabletler üzerine yazılmış, saray kitaplığına konulmuş. Yüz yıllar içinde şehirler, saraylar yıkılmış, kitaplıklar toprağın altına gömülmüş.
Geçen yüzyıl yapılan kazılarla kütüphaneler bulundu, yazılar çözüldü ve böylece birlerce yıl önceki devletlerin, insanların yaşam öyküleri ortaya döküldü. Bunlardan o zamanki insanların, devletlerin yaptıklarının bugünden farklı olmadığı görüldü. O zaman da güçlü güçsüzü, zengin yoksulu ezmekten geri kalmamış. Savaşlar, yağmalar olmuş. İnsanlar aç, susuz kalmış. Diğer taraftan devletler arasında kız alıp vermeler ve çeşitli hediyelerle barış yapılmış. Bunların bugünden ne farkı var? 

ŞUPPİLULİUMA’NIN TAHTA ÇIKIŞI
Şimdi Murşili’nin yazdığı babasının öyküsünü Gülen’in kaleminden izleyelim.
Başarılı bir kahraman ve Prens olan Şuppiluliuma zamanında tahtta genç Tuthaliya krallık yapıyordu. O yıllar içinde Hitit memleketini kuzeyden Gaşkalar, Batıdan Arzavalılar, Erzurum ve çevresinden Azzi ve Hayaşalılar Elazığ yörelerinden İşuvalılar, İslahiye yakınlarından Armatana isimli düşmanları sarmış. Ülkeyi dört bir koldan başkent Hattuşa da dâhil olmak üzere yıkıp yakmaya başlamışlar, insanlarını katlederek mallarını ellerine geçirmişlerdi: Anlatılmaya çalışılan bu manzara İstiklal Savaşı’nı başlatan Atatürk’ten hemen öncesine ait Anadolu’ya benzemektedir. Halk çaresizdi, gruplar halinde gelen düşmana karşı yetecek ne silahları, ne de güçleri vardı. Tam bu sırada kral Tuthaliya tahttan uzaklaştırıldı ve yerine adı “Temiz kaynaklı”  anlamına gelen Şuppiluliuma geçirildi. Bu önemli gelişme sonrasında büyük bir kurtuluş savaşı başlatılarak Hitit Ülkesi  düşmandan adım adım temizlendi. Toplum artık yeni bir düzen içindeydi. Ülkenin yeni saldırılara açık olduğu bilindiği için yeni kral tarafından  hem Anadolu içlerine hem de günümüz Suriyesi’ne kadar uzanan savaşlar yapıldı. Eldeki bilgilere göre onun yaptığı çalışmalar sayesinde Hititler bir süre sonra dönemin beş önemli devletinden biri haline gelmiştir. Söz konusu ülkeler Mısır, Babil, Mitani ve yeniden kurularak büyüyen Asur Devleti’ydi. Hitit toplumunu güçlendiren Şuppiluliuma Hitit Devleti’nin Mısır Devleti ile aynı düzeyde olduğunun kabul edilmesi nedeni ile III. Amenhotep’un ölümünden sonra tahta çıkan oğlu IV. Amenhetop – Akhenaton’a iki buçuk kilo ağırlığında gümüşten yapılma ceylan biçiminde bir tören kabı ile on kilo ağırlığında iki gümüş kursu gönderiyor.
Büyük devletler arasında yer alan Mitani Devleti şimdiki Suriye sınırları içindeydi. Akdeniz’in doğusunda bulunan küçük beyliklere gelince: Onlar bir taraftan Mısır veya Mitani devletlerine bağlı oluyorlar, diğer taraftan da kendi aralarında savaşıyorlardı. O zamanki anlayışa göre bir bey ve kralın öldürülmesi durumunda karısının ve çocuklarının da yok edilmesi gerekiyordu. Beyler sıkıştıkları zaman da bağlı oldukları büyük devletlerden yardım istiyorlardı.

MİTANİ ÜLKESİ
Savaşlar, saldırılar devam ededursun diğer taraftan krallar birbirlerine çeşitli yıldönümleri ve evlilikler nedeni ile pahalı hediyeler göndererek dostluklar kurmaya çalışıyorlardı. Örneğin: Şuppiluliuma Mitani Ülkesi’ne ilk saldırışında yeniliyor. Mitani Kralı Tuşratta  bu zaferi bir öğünme meselesi haline getiriyor ve Mısır Kralı’na yaranmak için ona Hatti Ülkesi düşmanından aldığı bir savaş arabası, iki at, bir erkek hizmetkar, bir kadın hizmetkar gönderiyor. Sonra da kendi hediyelerini sıralamaya başlıyor kral. Beş savaş arabası, beş takım at, kız kardeşi Kelu Heba’nın selam hediyesi olarak bir altın kakma elbise iğnesi, bir çift altın küpe, bir altın maşhu yüzüğü, yine altın küpe bu armağanlara ek olarak dönemin kıymetli hediyeleri arasında yer alan tatlı yağ (bugünkü anlatımla içi parfüm dolu koku kabı) gönderilmiş.

BİR SARAY DOLUSU BEY KIZI
Sarayını bey kızları ile doldurmaya alışık olan Mısır Kralı II. Amenhotep bu kez Mitani Kralı Tuşratta’dan kendisine eş olması için bir prensesi istiyor. Mitani’ye giden Mısırlı vekiller genç prensesi görmüşler ve onun güzelliğinden söz ediyorlardı. Adı Tadu Hepa idi. Bu kız Mısır’a gelin olarak  gidince adı Nefertiti olarak değiştirildi. Evlilik olur da çeyiz, hediye olmaz mı? Gönderilenleri okuyunca insanın ağzı açık kalıyor. Onlar hem çok değerli, hem de yük açısından son derece ağırdılar. Ayrıca şaşırtıcı güzelliklere sahiptiler.
Aralarında lapis lazuliden yapılma kozaların yer aldığı küpeler, gerdanlıklar, yine lapis lazuliden çekirge motifleri, altın solucanlar, mesukku kuşları ile birbirine bağlanan iki altın bilezik, altın ve gümüş yıkanma kaplarına varıncaya kadar pek çok değerli eşya, pahalı elbiseler, örtüler yanında yeni kraliçenin hizmetinde çalışacak 270 kadın ile 30 erkek köle vardır.
Çeyize ek olarak özellikle krala verilmek üzere değerli savaş arabaları, besili atlar, kıymetli cenk aletleri gönderilmişti. Ancak yaşlı kral hasta idi bir yıl sonra öldü ve dul kalan Nefertiti ile bu kez yerine geçen oğlu Akhenaton evlendi.

KARDEŞ EVLİLİĞİ
Ülkesini güçlendirmeğe and içtiği anlaşılan Şuppiluliuma, çocuklarının annesi olan karısı ve kraliçe Henti’yi kendi memleketine gönderdikten sonra saldırmazlık antlaşması yapmak üzere Babil Prensesi Maynigal ile evlendi. Küçük beyliklerden birinin beyi olan Hukkana’ya da dost olmaları için kendi kız kardeşini veriyor. Burada ilginç olanı, Hukkana’nın bölgesinde kardeş evliliği, ensest varmış. Evlilik antlaşmasında kızına bunun uygulanmamasını şart koyuyor kral. Yapılan bu düğünde prensesin yanına birçok çeyiz veriliyor. Bunların arasında, çeşitli hediyeler, hizmetkârlar, savaş esirlerinden hissesine düşenler, uzaklara gidecek alayın içinde yer alması gereken belli miktarda sığır ve koyun sürüleri de vardı.
Şuppiluliuma beyliklere yaptığı seferler sırasında Kargamış şehrini ele geçiriyor. Tam bu arada kralın eline Mısır’dan gizli bir şekilde yola çıkarılan bir tablet ulaşıyor. Gönderen o sıralarda ölen Mısır Kralı Tuthankamon’un eşi Kraliçe Ankhesenamun idi. Belgenin okunmasının ardından kralın büyük şaşkınlığa uğradığını oğlu Murşili şu sözlerle anlattı: Babam bunu işittiğinde toplantıdaki büyük birine şöyle söyledi: Bütün hayatım boyunca böyle bir şey asla olmadı.
Mısır Kraliçesi krala ne yazmıştı ki kral elinde olmaksızın büyük bir şaşkınlığın içine düşmüştü? ONU DA SİZ OKUYUP ÖĞRENİN.
349 sayfayı bulan ve 3500 yıl önce uyuyan Batı dünyasına karşılık, Anadolu’nun savaşlar, barışlar, hediyeler ve kız alıp vermelerle yakın çağlardan pek farkı olmayan yaşamını gözler önüne seren bu kitap, hem halka dönük hem de verdiği dip notlarla bilimsel bir çalışmayı göstermesi bakımından çok önemlidir. Yazarını bu bakımdan da ayrıca candan kutlarım.

Şuppiluliuma
Nurdoğan Gülen
Alfa Yayınları
350 s.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.