Çözüm Süreci’nin dezenformasyonu

Şimdilerde yeniden başlayıp başlamadığı tartışmaları yapılan, ancak ülkemize verdiği zarar TSK operasyonlarıyla gün ışığına çıkan “Çözüm Süreci” ile ilgili en çarpıcı veri, “Küresel ve Yerel Dezenformasyon” kitabında yer aldı.

Çözüm Süreci’nin dezenformasyonu
31 Ekim 2015 Cumartesi 14:55

Ceyhun Bozkurt

Tayyip Erdoğan’ın 2012 yılının son günlerinde “MİT Müsteşarı İmralı (Abdullah Öcalan) ile görüşüyor” açıklamasıyla başlayan süreç, 2013 yılı başından itibaren iki buçuk yılımıza damga vurdu. Bu süreçte herkes konuştu, tepki veya destek açıklaması yaptı. Uyarılar yapıldı. Kimisi AKP’nin, kimisi BDP/HDP/PKK’nın samimi olmadığını vurguladı. Ancak tüm tepkilere rağmen “Çözüm Süreci”nin daha doğru bir ifadeyle Açılımın tüm tarafları, süreci sonuna kadar sahiplendi, vazgeçmedi. Ta ki, 24 Temmuz’da operasyonlar başlayana kadar. Asker, 20 Ağustos 2014’ten itibaren başlattığı uyarı sürecinin sonuna gelmiş, PKK’nın şehirlerdeki eylemleri ulusal güvenliği tehdit eder boyuta taşınmış, örgüt güçlenmiş ve artık kentlerde “öz yönetim/özerklik” hazırlığını tamamlamıştı. Operasyonlar, terör örgütünün nasıl güçlendiğini anlamamıza yetti de arttı bile.
İşte bu dönemde değerli Gazeteci Ahmet Cevdet Aşkın, “Küresel ve Yerel-Dezenformasyon” kitabıyla, açılıma bizden farklı bir çerçevede olsa da ufuk açacak bilgilerle bir not düşüyor: Sürecin destekçileri tarafından yapılan dezenformasyon.

DEZENFORMASYON NEDİR?
Son 3 yılında akademik çalışmalara yoğunlaşan Aşkın kitabında, hazırladığı bir tezi temel almış. Küreselleşmenin ve getirdiği politik mücadeleninin sonuçlarını da ele aldığı kitabın açılım boyutuna gelmeden önce, dezenformasyon kavramının tarihsel kökeni ile ilgili şu bilgileri aktarmak gerekiyor:
“Genel olarak yanlış bilgilendirme anlamına gelen dezenformasyon, köken olarak Rusça ‘dezinformatsia’ sözcüğüne dayanmaktadır. Bu sözcük ilk olarak kapitalist ülkelerin 1920’li yıllarda Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne (SSCB) yönelik ideolojik kampanyalarını nitelemek için kullanılmıştır. Bununla birlikte terimin Rusça sözlüklere giriş tarihi 1949’dur. S. Ojegov, dezinformatsia’yı ‘yanlış bilgilendirme yoluyla hataya teşvik etme eylemi’ olarak tarih ediyor.
“1952 tarihinde yayınlanan Büyük Sovyet Ansiklopedisi’nde dezinformatsia sözcüğü ‘Kamuoyunu yanıltmak amacıyla yanlış haberlerin gazete, radyo ve benzeri araçlarla yayılması’ olarak tarif edilmiştir.
“Dezenformasyon sözcüğü Batı dünyasında II. Dünya Savaşı’yla birlikte kullanılmaya başlamıştır.”
Dezenformasyon’un özellikle iletişim araçlarının gelişimine paralel olarak günümüz dünyasında kullanımı ile ilgili tespitleri çarpıcıdır:
“Dezenformasyon; uluslararası düzlemde emperyalist güçlerin çıkarlarının önünde engel olarak gördükleri rejimleri değiştirmede, ulusal düzlemde ise siyasal iktidarların muhaliflerini etkisiz hale getirmelerinde ve toplumu kendi amaçlarına uygun şekilde manipüle etmelerinde sistematik olarak izlenen bir politika haline dönüşmüştür. Bu çerçevede terimin salt yalan ve propagandadan daha farklı bir niteliğinin olduğunun altının çizilmesi gerekmektedir.”

VİETNAM’DAN KÖRFEZ SAVAŞI’NA, KOSOVA’YA DEZENFORMASYON
Kitapta Medya ve Savaş başlığı altında küresel ölçekte medyanın, emperyalist politikalara verdiği katkıya dair çok çarpıcı örnekler yer alıyor. Vietnam Savaşı’ndaki Tonkin Körfezi olayından Irak’a saldırı öncesinde Neyire isimli kızın anlattıklarına kadar çok sayıda örnek yer alıyor. Kuveytli küçük kız olarak “Iraklı askerler küvözlerdeki bebekleri soğuk betonun üstünde ölüme terk ettiler” dedirttikleri Neyire’nin aslında Kuveyt’in Washington Büyükelçisi’nin kızı olmasının ortaya çıkması skandaldı. Ancak kimse bunun hesabını sormadı. Ayrıca yine NATO’nun Kosova harekatından ve Afganistan işgalinden de bilinmesi gereken bol dezenformasyon örneği kitapta yer alıyor.

AÇILIMIN GÜN GÜN 10 AYLIK İNCELEMESİ
Ahmet Cevdet Aşkın, 2012 yılında ayrılana kadar Radikal gazetesinde “Kuzey Irak Güncesi”ni yazıyar, PKK, terör, Irak’ın kuzeyindeki gelişmeleri takip edenlere çarpıcı bilgiler aktarıyordu. Aşkın’ın örneklerini verdiğimiz kitabında ilgimizi çeken en çarpıcı bölüm de “Yerel Dezenformasyon” başlığı altındaki üçüncü bölüm oldu. Özellikle açılımın sona erdiği bir döneme denk gelmesi, geriye dönüp bakmamızı sağladı. Aşkın, 4 Ocak 2013 tarihinden itibaren aynı yılın Ekim ayının sonuna kadar olan gazete birinci sayfaları incelemiş. İncelenen gazetelerin ağırlıklı olarak açılım taraftarı olması çarpıcı: Bugün, Cumhuriyet, Habertürk, Hürriyet, Milliyet, Özgür Gündem, Posta, Radikal, Sabah, Star, Taraf, Türkiye, Vatan, Yeni Şafak ve Zaman. Aşkın, sürece muhalif gazeteleri “manipülasyon ve algı yönetimine hizmet eden bir yayın politikası izlemedikleri için” incelemeye almadıklarını belirtiyor.

SORUN ÇÖZÜLÜYOR ALGISI
İlgili haberlerin veriliş şekli ve tarafların “çözüm”, “süreç”, “barış” ve “aşamalar” sözcüklerini hangi içeriklerle kullanıldıklarını saptamış.
Gün gün örneklerin de verildiği gazetelerin incelenmesinin sonuçları ise çarpıcı...
“Yaklaşık olarak 10 aylık bir dönemde gazetelerin birinci sayfalarının taranması, başta konulan çerçeveyi destekler niteliktedir. Özetle, hem hükümet hem de Kürt tarafı kendi siyasal pozisyonlarını ilerletmek için kamuoyunda ‘sorun çözülüyor’ ortak algısının yaratılmasına katkı yapmıştır.
Bu yanıltma sürecinin anahtar sözcükleri ‘çözüm’, ‘süreç’, ‘aşamalar’ ve ‘barış’tır. Taraflar bu sözcükleri siyasal pozisyonlarına ve hedeflerine uygun şekilde kullanmışlardır.”

Küresel ve Yerel Dezenformasyon
Ahmet Cevdet Aşkın
Epos Yayınları
150 s. 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.