Bilinçli kaybedenler

Hasan Uygun’un “biz”i, türümüz içinde sınırlı bir fraksiyona ait “bilinçli kaybedenler”i teşkil ediyor: Yaşam sevgisi ve önlerine geçemedikleri insansı beklentileri nedeniyle gözleri açık öleceklermiş gibi yaşayan,sistemle uyumsuz insanlar

Bilinçli kaybedenler
04 Aralık 2015 Cuma 14:30

Emre Karacaoğlu

Hasan Uygun’un ilk öykü derlemesi “Köpek Yarası” bizi bize anlatıyor. Hem de bunu çok uzaklara gitmeden, uçlarda gezmeden ve zamanını günümüzden başka bir döneme taşımadan kotarıyor. Ama yanlış anlaşılmasın, bu sade öyküleri tasvir ederken sarf ettiğim “biz”den kastım tüm insanlık, Türkiye ya da İstanbullular değil. Hasan Uygun’un “biz”i, türümüz içinde sınırlı bir fraksiyona ait “bilinçli kaybedenler”i teşkil ediyor: Yaşam sevgisi ve önlerine geçemedikleri insansı beklentileri nedeniyle gözleri açık öleceklermiş gibi yaşayan, sistemle uyumsuz insanlar. Sistemle uyumlu, bilinçleri kapalı şekilde hayatlarını idame ettiren kalabalığın toplumun çoğunluğunu oluşturduğu sıklıkla düşünülse de Uygun’un öykülerinin başkişileri bize demog-rafilerinin genişliği hakkında bir hatırlatma yapıyor. Ve bu kitabı yazan Uygun ve okuyup bu eleştiriyi kaleme alan kişi olan ben de dâhil olmak üzere, sayıları gerçekten de az değil. Onlardan “biz” diye bahsetmemin sebebi de budur.

TOPUK DİKENİ
Birinci tekilde kaleme alınmış olan ilk öykü, “Topuk Dikeni”, bir yayınevi editöründen bahsettiği için otobiyografik bir tavrı olsa ve bütün öykülerin benzer nitelikte olacağının habercisiymiş gibi dursa da eserin tamamında bu tarz bir bütünlük bulunmamakta.
Üçüncü tekille yazılan öyküler bulunduğu gibi, farklı mesleklerden ve hayatın farklı alanlarından kişilerin anlatıları da sunulmuş. Yine de, ilginç bir şekilde, Hasan Uygun bu farklı insanlar topluluğunun ortak dertlerini kazıyıp çıkarmış, onların ortak evrensel sesini bulmuş ve psikolojilerini analiz edecek şekilde öykülerini kaleme almış. Bu “bilinçli kaybedenler”in yaşam kodlarının ortak ögelerini okuyucusuna sunarak, nitelikli bir iş çıkarmakta.
Kafka ve Camus’ye çaktığı bariz selamların yanında, müzik zevkinin öykülere sızmış olması farklı bir tat sunuyor. Uygun’un kişisel zevklerine dayanan müzik referanslarının bolluğu öykülere renk katan bir özellik. Ama asıl, müzik göndermelerinden çok yazarın şiir ve şairlere duyduğu ilgi ve sevginin üslubuna yansıması dikkat çekici sonuçlar doğurmuş. Hâlihazırda oldukça psikolojik bir dili olan öykülerde, aşağıdaki gibi Ahmet Hamdi Tanpınar’ı andıracak nitelikte edebi kısımlara rastlamak heyecan verici:

APTALLIK YEĞDİR
“Tam da ‘şimdi’ dediğim, önümde sonsuz bir söz deryasının uzayıp gittiğini düşündüğüm anda, elimi çekincesizce uzatmışken, avuçlamak için deryadan dilinin kilidini, kızgın bir sobaya uzatmış olmanın acısını hissediyorum hep. İki-üç yaşlarımdayken kızgın sobada elimi yaktığım anı hatırlarım. Serabın farkına vardığımda ise durma noktasına gelir düşünce akışım. Aptal gibi hissederim. Ya da aptallık yeğdir, söz söylemez olmanın ağırlığına. Beynimle gözlerim arasındaki iletişimde, kör etmek için beni, göstermemek için daha fazlasını bir alev topuyla yalıyor gözbebeklerimi; benim olmayı reddeden geleceğim. Gözyaşlarım kuruyor böyle anlarda, istesem de ağlayamıyorum. İsyanlarım içimde patlıyor, içimde yıkılıyor Babil Kulesi, içimde yağmalanıyor yakut saraylarım.”
Uygun’un kader, yalnızlık, aşk, evlilik, devlet, bürokrasi, sosyal medya, teknoloji, yazarlık ve edebiyat gibi konular hakkında kaleme aldığı öyküler yıllarca okumuşluğun, sayısız mecrada yazmışlığın ve bir o kadar da editörlük yapmışlığın damıtılmasıyla elde edilen, keyifli bir içki gibi adeta. Bu öyküler “biz”e dahil olanlara çok şey ifade edecektir. 

Köpek Yarası
Hasan Uygun
Liber Kitap
171 s.



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.