4 Aralık 2015 - Yeni çıkanlar

Raflarda yerini alan yeni kitaplar...

4 Aralık 2015 - Yeni çıkanlar
04 Aralık 2015 Cuma 15:57

Tımarhane
Erving Goffman
Çev:Ebru Arıcan
Heretik Yayıncılık
497 s.

Gündelik hayatın ince kıvrımlarının kıvrak zekâlı gözlemcisi Erving Goffman, bu kez bu dilin yuvasına, bir “total kurum” olarak akıl hastanelerinin o kendine has dünyasına götürüyor bizi. Hapishaneler, toplama kampları, kışlalar gibi diğer türden gözetim kurumlarını da kapsayan total kurumlar, benliği kırmaya ve dönüştürmeye yönelik neredeyse doğal bir deney, bir insan serası olarak çıkıyor karşımıza. Uzak diyarlardaki gizemli bir kabilenin izinde sahaya iniyor.







Zihin Kontrol
Jim Keith
Kriminal Kitaplar
240 s.

Hitler iktidara geldiğinde ilk iş olarak bilim adamlarıyla birlikte laboratuarda zihin kontrol çalışmalarına girişti ve bu konuda inanılmaz bir yol kat etti. Hitler mağlup olduğunda bu operasyonları yapan bilim adamlarına Amerika ve Rockefeller kucak açtı. Bu çalışmalar için bir ülkenin bütçesi kadar para ayırdılar. Sonuçlar göz kamaştırıcıydı. Bilimin ve psikiyatrinin gelişmesiyle de doğrudan insanların zihinlerini hedef almaya başladılar. Bu deneylerden habersiz hastalar üzerinde kullanılmaktaydı.








Dilenciler
(Türkiye’de Yoksulluk ve Dilenme Kültürü)
Aslıcan Kalfa Topateş
İletişim Yayıncılık
319 s.

“Kimi diyo ki, sen benden daha zenginsin diyo. Kimi, git diyo, kör müsün, çalış diyo, elin ayağın tutuyo, diyo. Kimi diyo, ayıp değil mi dileniyosun, diyo, terbiyesiz, diyo. Bu çocuğu sokağa çıkartıyosun, diyo. Ben de diyom ki keyfimden çıkarmıyorum ki çocuğumu sokağa, diyom.”
Tarihin en eski mesleklerinden biri de dilencilik. Kitapta her şeyden önce dilenciliğin, yoksullar için bir hayatta kalma stratejisi olduğunu hatırlatıyor.





Duisburg Treni
Fakir Baykurt
Literatür Yayıncılık
182 s.

Fakir Baykurt, öykülerinde köy yaşamının sertliği, yoksulluk, cahillik, taassup, batıl inanç, sömürü gibi sorunları ele alarak köylünün maddi ve manevi dünyasını toplumsalcı ve gerçekçi bir bakıştan işliyor. Gözlemlerden, canlı tanıklıklardan yola çıkan yazar, günlük konuşma dilini öyküye taşıyarak zaman zaman mizahi bir dil kullanıyor; bürokrasinin çarkları arasında sıkışan ama içinde de bir umudu barındıran “sıradan insanı”, yaşadığı yerin atmosferiyle birlikte çarpıcı bir biçimde betimliyor.









Benim Adım Z
Bahadır İçel
Altın Bilek Yayınları
132 s.

“Benim adım Z, soyadım yok. Soyadına ihtiyacım da yok. Zaten yok olan bir ırkın son üyelerindenim. Belki bu harf bile beni tanımlamak için israf. Ama birileri bana seslenmeli, değil mi? En azından ‘Artık bu cesedi ne yapalım?’ diyene kadar söyleyecek bir şeyleri olmalı.” Geçip gitmiş bir dünyada türünün son örneği bir insan; Z. Zaman yarıkları, ölümcül sisler, kan emen sözde tanrılar, radyasyondan doğmuş çarpık yaratıklar ve akıl almaz korkuların kol gezdiği, tükenmiş bir dünya...








Ağıtlar
Faruk Ulay
Notos, 196 s.

Çöpten kültürün ağaçsız parkında ikinci güneşin doğmasını bekleyenleri, görünmeden yaşamaya yananları, evden uzaklaştıramayan otellerde beşinci mevsimi özleyenleri, soluklarını şişelerin dibinde bırakıp yangın yerlerinde gece yürüyüşlerine çıkanları, sevdiklerine güvensizlik çekenleri ve yalan geleceklere inanma özgürlüğü ellerinden alınmış olanları, mistik gömütlüklerde kurdukları piknik sofralarında bilinçlerini köpeklere yem yapanları, zeytine tapanları, mutlak doğruyu ararken kurtulamayanları buluşturan bir ada var.







Elveda Güzel Vatanım
Ahmet Ümit
Everest Yayınları
560 s.

Devletin derinlikleri, toprağın derinliklerinden daha karanlıktır. 1926 yılının o hüzünlü sonbaharı. Osmanlı İmparatorluğu yıkılmış, genç cumhuriyet ayaklarının üzerinde durmaya çalışıyor. O büyük altüst oluşun içinde bir adam: Şehsuvar Sami… Bir zamanların İttihat ve Terakki fedaisi, şimdilerin yorgun komitacısı. Şehsuvar Sami’nin etrafında dönen amansız bir entrika. Bir yanda kaybettiği ama hiçbir zaman yüreğinden çıkartamadığı sevgilisidir Ester.









50 Muhteşem Kısa Hikaye
Kolektif
Çev:Süha Demirel
Tefrika Yayınları
400 s.

“50 Muhteşem Kısa Hikâye” edebiyat tarihinin en iyi yazarlarının yazmış olduğu kısa hikâyelerden oluşan bir seçkidir. Konuları itibariyle bu yazarların dünya görüşleri ve fikirleri hakkında genel olarak bilgi sahibi olabileceğimiz bu hikâyeler, günümüz dünyasında bile karşılaştığımız birçok sorun için kılavuz niteliğindedir. Özenle seçilmiş bu hikâyeler ile hayranı olduğunuz klasik dünya edebiyatı yazarlarının başyapıtları hakkında da bir ön bilgi edinmemiz mümkün olacaktır.






İzlenimcilik Nasıl Okunur
James H. Rubin
Çev: F. Tülay Kazancı
Hayalperest Yayınevi
407 s.

James Rubin, bu kitabı sanatçılar üzerinden ya da kronolojik olarak değil; şehir manzaraları ve yaşamı, iç mekan ve natürmortlar, aile ve arkadaşlar gibi farklı ortak temalara göre oluşturuyor. Böylece okurları İzlenimci akımla ilgili eleştirel ve analitik düşünmeye sevk edecek araçları sağlamış oluyor. Sanatçıları, modern temaları ele almaya, özgünlüğe ve bağlılıkla çalışmaya iten ortak hareketi (momentum) yeni bir anlayışla incelemeyi öneriyor.






Telesafir - Anılarla Türk Televizyonculuğu
Halit Kıvanç
NTV
216 s.

Türkiye’de televizyon tarihinin en büyük sesi olan Halit Kıvanç yıllara meydan okuyan anılarınıTelesafir’de topladı. Bu kitapta Türkiye’de gerçekleşen ilk televizyon yayınından ilk yarışma programına, canlı ilk tiyatro gösteriminden ilk hava durumu sunumuna kadar televizyon dünyasının “ilk”leriyle tanışacaksınız. Ancak televizyonla geçen bir hayat, televizyon tarihine ışık tutabilir. Buradan yola çıkarak anılarını yazan Kıvanç eski günleri yeni kuşaklara aktarmayı amaçlıyor.








Bir Yaşam Öyküsü
Georgi Dimitrov
Çev: Önder Seçkin 
Marietta Stankova,Kalkedon
456 s.

Georgi Dimitrov kırk yedi yıl boyunca kendini mücadeleye adamış bir komünistti. Mücadelesinin son on beş yılında, 20. yüzyılın ikinci yarısında, uluslararası komünist hareketin en göze çarpan şahsiyetlerinden biri olmuştu. 1902 yılında Bulgaristan Komünist Partisi’nin öncüleri arasına katıldığında, hemen partinin liderlerinden biri olmuştu. Dimitrov, 1923’te patlak veren ve kargaşayla sona eren, kısa ömürlü komünist ayaklanmanın militanlardan biriydi.







Belirsizlik ve Değişimle Beraber Güzel Bir Hayat

Pema Chödrön
Sinek Sekiz Yayınevi
186 s.

Öngörülemezlik ve belirsizlikle nasıl dost olabilir ve bunları yaşamlarımızı dönüştürmenin araçları olarak kabullenebiliriz? İşte bu kitabın merkezindeki soru.
‘Biz insanlar etrafımızdaki her şeyin değişmekte olduğunu farkettiğimiz zamanlarda değişmezlik için çabalama eğilimine gireriz. Yaşam deneyimlerimizin geçiciliğiyle ve sürekli değişen doğasıyla ilişki kurmak, uyanmak, canlanmak, neşelenmek bir rehber.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.