30 Ağustos’ta hepimiz Mehmetçiğiz

Çağdaş Cengiz

Çağdaş Cengiz



Okunma 21 Ağustos 2016, 10:57

İstanbul’da Tünel’de 30 Ağustos günü saat 18:00’de şenlik var. Genci yaşlısı, emeklisi muvazzafı, kadını erkeği, işçisi öğretmeni bir millet Büyük Zafer’i kutlayacak. Milletin gözbebeği TGB, sanki milletin, Cumhuriyet’in sigortası gibi yine en önde


Füsun İkikardeş
TGB Genel Başkanı Çağdaş Cengiz’le sahaya çıktık. 30 Ağustos günü gençleri ve milleti “İstiklal Ruhuyla Büyük Zafere” yürüyüşüne çağırdıkları Tünel’e gittik. “İşte buradan başlayıp Taksim’e yürüyeceğiz” diye güzergahı gösterdi. Sonra çaylarımızı yudumladık, 30 Ağustos’u konuştuk. “Nedir bu milli bayramlara merakınız? Üstelik gençlik bayramı da değil...” diyecek olduk. Sorumuza şaşırdı, “Kurtuluş Savaşı’nı veren ve Büyük Taarruz’u gerçekleştiren Mehmetçiklerin yaş ortalaması neydi?” dedi. “Biz artık Mehmetçiğiz!” dedi ve duruşlarını, umutlarını, kararlarını anlattı. İstiklal isteyen ve Amerikan emperyalizmine karşı duran herkesi 30 Ağustos kutlamalarına davet etti. Gözlerinin içi gülüyordu.

BU 30 AĞUSTOS FARKLI
| Neden 30 Ağustos kutlamasına giriştiniz? Zaten Zafer Bayramımız ve 94 yıldır kutluyoruz...

Bu 30 Ağustos diğerlerinden daha farklı ve anlamlı. Türkiye’nin siyasi ortamı ve maruz kaldığı tehditler düşünüldüğünde TSK’nın, Cumhuriyet’in o büyük geleneğinin hiç olmadığı kadar öneminin ortaya çıktığı bir dönemde gerçekleşiyor. 15 Temmuz 2016 günü Amerikancı Fethullah Terör Örgütü’nün darbe girişimini yaşadık. Bu olağanüstü süreç Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlandığı o 30 Ağustos gününün mücadelesinin, bugünün mücadelesiyle nasıl ilintili olduğunu ortaya koydu. Türk ordusu, Türkiye’nin tehditlerden kurtulabilmesi için en önemli aracı. “Türkiye önümüzdeki süreçteki badireleri nasıl atlatacak?” sorusuna verilecek en önemli yanıt “Güçlü bir orduyla” yanıtıdır. Güçlü Ordu’nun olmadığı Zafer Bayramının layıkıyla kutlanmadığı bir Türkiye’de ne PKK terörü, ne FETÖ ne IŞİD ne de bunları üzerimize süren Amerikan emperyalizmine karşı bir başarı söz konusu olamaz.

MESELE ORDU- MİLLET BİRLİĞİ
| Layıkıyla kutlanmayacağını mı düşünüyorsunuz?

Bunun emaresini Milli Savunma Bakanı Işık’ın yaptığı ilk açıklamadan gördük. 30 Ağustos resmi törenlerinin yapılmayacağını söyledi. Ancak biz hemen bir açıklamayla “30 Ağustos’u hiç olmadığı kadar kuvvetli kutlayacağız” dedik. Bir geri adım da söz konusu oldu. “Sadece silahların, tankların olmayacağı bir tören olacak” denildi. Ama önemli olan sadece resmi törenler değil, millet-ordu birlikteliğini meydanlarda dosta düşmana göstermek çok çok önemli! Bu birliği kuvvetlendirmeden Türkiye’nin önündeki sorunları çözme şansı yok. Emperyalizme karşı Kurtuluş Savaşı verilirken milletin dirayeti ve düzenli ordusunun yaratılması sayesinde Cumhuriyet kuruldu, bu sayede bağımsızlığımızı elde ettik. Bugün de Amerikancı tehditleri millet-ordu birlikteliğiyle aşarız.

ŞU AN BİR TÜRK-AMERİKAN SAVAŞINDAYIZ
| Yürüyüşün adı “İstiklal Ruhuyla” diye başlıyor. İstiklal ruhu ne demek?

Şu an bir Türk-Amerikan savaşı koşullarını yaşıyoruz. Türkiye, Amerikan emperyalizmiyle kapışma halinde. Burada büyük zaferin tek bir anahtarı var: İstiklal Savaşı ruhu. Anlamı şu: Türkiye’de çok farklı toplumsal ve siyasal görüşlerin temsilcisi olan isimler, mesele vatan olunca bir araya geldiler ve emperyalist politikaların karşısına omuz omuza dikildiler. Bugün de yapılması gereken şey budur. Ayrımcılıkları reddederek “Hepimiz Türkiye’yiz! Hepimiz Türk milletiyiz! Bağımsızlık mücadelesinde yerimizi alıyoruz!” diyoruz.

| Daha önce 19 Mayıs’a sahip çıktınız, çünkü gençliğe armağan edilmişti. Ama 30 Ağustos, askeri bir zafer... Gençlik bu konuda ne düşünüyor?
30 Ağustos Zaferini yaratan Mehmetçiğin yaş ortalaması kaçtır? Bizim bugün üniversitelerde okuyan arkadaşlarımız, TGB üyeleri olan biz gençlerin yaşlarındaki Mehmetçiklerin yaşıdır. O gençler kanlarını dökerek İstiklal Savaşı’nı zafere taşıdılar. “30 Ağustos’un gençlikle alakası yok” diyenler yanılıyor. 30 Ağustos Türk gençliğinin ve Türk milletinin büyük zaferinin bayramıdır. O Kurtuluş Savaşı’nı veren ordunun, Mehmetçiğin bir parçasıdır gençlik! Büyük bir mutluluk ve gurur duyarız. Biz Mehmetçiğiz.

GENÇLİK BİLİNÇ SIÇRAMASI YAŞADI
| Geçen yıl 24 Temmuz, bu yıl 15 Temmuz’un gençlikteki etkisi ne oldu?

Kesinlikle bir bilinç sıçraması oldu. Çağımız bilgi çağı ama daha çok bilgiç ağı gibi. Özellikle gençlik kitlesi üzerinde ideolojik hegemonya araçları üzerinden emperyalist sistem bilinçleri kontrol etmek için her türlü hamleyi yapıyor. Reklamlardan filmeler, televizyon programlarına kadar gençlik üzerinde bir bilinç tahribatı için müthiş bir saldırı var. Bilgi çağı dedikleri, bilginin hızlı dolaşımından çok yalanın hızlı dolaşımı. Böyle bir süreçte elbette gençlik de etkilendi. Ama kendi yaşadığı somut gerçeklik içinde bilinç sıçramasını yaşıyor. Biz TGB olarak Cumhuriyet mitingleri, Gezi direnişi, Silivri duvarlarının yıkılması, vb. tecrübeleri yaşadık. 24 Temmuz ve sonrasında Mehmetçikte birleşme, Mehmetçiği savunma sürecinde bilinçlenme yaşadık. Bir de FETÖ’nün bütün pislikleriyle ortaya çıktığı 15 Temmuz’u yaşadık. Gençlikte Amerikan emperyalizmine karşı tarihimizde görülmemiş bir netlik var.

BOMBALAR AYNI GLADYO MERKEZİNİN İŞİ
“Gençliğe dönük sakat bakış açıları, şu yanlışa düşüyor: Bir Gezi parkı gençliği vardı, bir de şimdi sokaktaki gençlik var. İkisi farklı bölümlerde. Bunları da birbirine düşürecek hamleler peşindeler. Oysa bunlar birbirinden kopuk değil. Bunlar büyük gençlik gövdesinin parçaları. Gövde aynı. Birbiriyle kaynaşan birbirinden öğrenen bir durum söz konusu. Tabii ki son dönemdeki süreç, çok daha olağanüstü olaylar yaşandığı için bilinç sıçraması açısından da çok daha öğretici.
Gezi’de gaz bombasını atanlar, Türkiye’de Balyoz ve Ergenekon operasyonlarını yapanlar, Türkiye’de halk hareketine karşı düşmanlığı kışkırtanlar aynı Gladyo merkezidir.”

SİYASİ PARTİLER DE MUTLAKA KATILMALI
“30 Ağustos’da İstiklal Caddesi’nden Taksim’e büyük, görkemli bir yürüyüş gerçekleştireceğiz. Bütün Türkiye’deki etkinliklerde bütün siyasi partilerin katılımı için gayret gösteriyoruz.
Kitle örgütleri olarak ilk açıklamayı yaptık, bundan sonrasında da siyasi partilerin katılımını sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz.
Olumlu gelişmeler olacağını düşünüyoruz. İstiklal savaşı ruhunu taşıyoruz. ‘Zafer Bayramı’nı coşkuyla kutlayacağız’ diyen herkese kapılar açık olacaktır.”

BARIŞ DİYE DİYE İŞGALE GELİYORLAR
“Dünyada barışın silahları bırakıp iyi dileklerle, çiçeklerle, güllerle sağlanamadığı sabittir. Ortaçağda Romalılar Roma Barışı’nı savundular. 18. yüzyılda İngiltere yayılmacılığında Pax Britanica vardı, Hitler de barışı savunuyordu. Belçika’ya ‘barış’ teklif etmiş, sonra saldırıları gerçekleştirmiştir. Bugün de PKK savunucuları, temsilcileri sürekli ‘barış’ diyor ama görüyoruz bombalar bu ‘barışçılardan’ geliyor. Bugünkü Pax Amerikan barışı... ‘Bizim dediğimiz barışı kabul edin’ diye işgal tehdidini savuruyorlar. Barış yüce bir kavram ama nasıl kazanıldığını çok iyi biliyoruz. Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet’i kurduktan sonraki 15 yıla bakalım: Dünyanın en büyük savaş coğrafyası, Kafkaslar, Balkanlar ve Ortadoğu’da tek büyük savaş yaşanmadı. Çünkü güçlü bir ordusu ve doğru programı vardı.”
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.